AYET-İ KERİME

http://emelleri.blogspot.com.tr/2013/06/fakirlige-sebep-olan-seyler.html

13 Ekim 2013 Pazar

Görev başındayken Hacca giden ilk Türk Cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanı Gül ile eşi Hayrünnisa Gül de Suudi Arabistan'a gitti.

Görev başındayken Hacca gidecek ilk Türk Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül, İfrat Haccı yapacak.

Gül'ün, hacca gitmesiyle ilgili Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denilmişti:

"Sayın Cumhurbaşkanımız, Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdülaziz'in davetlisi olarak, Hac farizasını yerine getirmek üzere 13-17 Ekim 2013 tarihlerinde Suudi Arabistan’ı ziyaret edeceklerdir. Sayın Cumhurbaşkanımız, ziyaretleri kapsamında üst düzey Suudi yöneticilerle de biraraya gelecekler ve ikili ilişkilerimizin çeşitli veçhelerinin yanısıra, güncel bölgesel ve uluslararası konular hakkında görüş alışverişinde bulunacaklardır."

İFRAT HACCI NEDİR?
İfrat haccı umresiz yapılan hac. İfrat haccı yapacak olan kimse, Mikat sınırında veya daha önce ihrama girerken “Allah’ım! Senin rızan için hac yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle” diyerek yalnız hacca niyet eder ve telbiye getirir. Bu şekilde hac için ihrama girdikten sonra bayramın birinci günü tıraş oluncaya kadar ihramdan çıkamaz. İfrat Haccı yapan kimsenin Mekke’ye varınca yapacağı ilk tavaf, Kudüm Tavafı’dır. İfrat Haccı’na niyet edenler, hac ihramına girmiş olduklarından dilerlerse, haccın sa’yini Kudüm tavafının ardından yapabilir. Kudüm tavafını yaparken “Iztıba” ve “Remel” yaparlar. Bunlar, artık “Ziyaret tavafı”ndan sonra sa’y yapmazlar. İfrat Haccı yapanların Hac Kurbanı (Şükür) kesmeleri gerekmiyor. Arzu ederlerse sırf sevabını elde etmek için nafile olarak kesebilir. 

1 Ekim 2013 Salı

İyi eğitim görmemiş insanların ‘cahil’ olduğu düşünülür. OYSA!.


Cahil insan’ denilince genelde insanların aklında bilgisiz, kültürsüz, görgüsüz bir insan modeli canlanır Daha çok kırsal kesimde yaşayan, orta halli, iyi eğitim görmemiş insanların ‘cahil’ olduğu düşünülür Oysa Kuran’da bildirilen cahillik bu tanımların hiçbirine uymaz En iyi okullarda okumuş, zengin, kültürlü, çevresi olan ve saygı duyulan bir insan da ‘cahil’ olabilir Çünkü Kuran ahlakına göre, Allah rızası için yaşamayan, hayatını dünyadaki geçici heveslerle oyalanarak geçiren, Yüce Allah’ı hakkıyla takdir edemeyen ve şeytana uyan insanlar ‘cahil’ yani bir anlamda da ‘akılsızdırlar’ Bir ayette Allah’ın iman eden kullarına nasip ettiği akıldan yoksun olmanın Allah Katında ne denli büyük bir kayıp olduğu şöyle bildirilmiştir: 

“Gerçek şu ki, Allah Katında, yerde debelenenlerin en kötüsü, (bir türlü) akıl erdirmez olan sağırlar ve dilsizlerdir” (Enfal Suresi, 22) - Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir. 
  اِنَّ شَرَّ الدَّوَابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذٖينَ لَا يَعْقِلُونَ

Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi. 
وَلَوْ عَلِمَ اللّٰهُ فٖيهِمْ خَيْرًا لَاَسْمَعَهُمْ وَلَوْ اَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ
Enfal Suresi, 23

Bir kimsenin cahil olduğu 6 vasfı ile anlaşılır

1.Her şeye kızar,taşa çarpsa taşa kızar,hayvana kızar,insana kızar,çabuk kızar ve kızgınlığı kolay kolay yenemez.
2.Faydasız söz söyler.
3.Sır saklayamaz.
4.Malı yerli yerince harcayamaz. sözünüde yersiz konuşur.
5.Herkese rastgele güvenir.
6.Dostunu düşmanını bilemez,kötülerle arkadaşlık eder...

Allahım cc biz kullarını bu vasıftan muhafaza buyur.. BİZLERİ affeyle Allahım amin 

29 Eylül 2013 Pazar

ÇOCUK HAKLARINI KORUMAK İÇİN MİŞŞŞŞ

ÖNCEKİ DİN VE KİTAPLARIN NASIL TAHRİF EDİLDİĞİNİ GÖRMEK İÇİN İSLAM ADINA YAPILAN BÖYLESİNE KÜFÜR ÇALIŞMALARINI LANETLE REDDETMELİĞİZ

Babalara, evlatlık kızlarıyla evlenme izni!

İran Meclisi'nde kabul edilen yasa tasarısı ile artık erkekler, evlat edindikleri kız çocuklarıyla 13 yaşında bile evlenebilecekler.

'ÇOCUK HAKLARINI KORUMAK İÇİN'

'Çocuk haklarını korumak' için hazırlanan yasada, erkeğin, evlat edindiği kız çocuğuyla evlenmesinin önü açıılıyor. Pazar günü oylanan tasarı, yargıcın, çocuğun yararına olacağını kabul etmesi durumunda erkeğin, evlat edindiği kız çocuğuyla evlenmesinin önünü açıyor. 

Tasarının yasalaşması için Muhafızlar Konseyi’nin onayından geçmesi gerekiyor. İran’da kız çocukları 13 yaşında evlendirilebiliyor. Cumhuriyet'te yer alan habere göre, erkek çocuklar için evlilik yaşı 15. 2010’da yaşları 10-14 arasında değişen 42 bin çocuk evlendirildi. Tahran’da 10 yaşın altında evlendirilen çocuk sayısı en az 75. İran İçin Adalet grubundan insan hakları avukatı Şadi Sadr, Guardian ’a yaptığı açıklamada, ılımlı Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani New York ’ta basını etkilerken Muhafızlar Konseyi’nin tasarıyı kabul etmesinden endişe duyduğunu söyledi. Sadr, “Tasarının pedofiliyi meşrulaştırdığını” vurguladı.

20 Eylül 2013 Cuma

Esnemek şeytandandır.

Esnemek

Namazda ve namaz dışında, ağzını açarak esnemek mekruhtur. Esnemek midenin dolu olmasından ve bedenin ağırlaşmasından meydana gelir. Dudağı ısırarak mani olmaya çalışmalıdır. Böyle yapamayan, namazda kıyamdayken sağ elin; diğer rükünlerde ve namaz dışında ise sol elin arkasıyla ağzını kapatmalıdır. Üç hadis-i şerif meali:

(Allahü teâlâ esnemeyi sevmez.) [Buhari]

(Esnerken ağzınızı kapatın.) [Müslim]

(Esnemek şeytandandır.) [Buhari]

Her esneme şeytandan değildir. Yorgunluk, uykusuzluk gibi hallerde de sinirsel esnemeler olur. Peygamberler esnemekten mahfuzdur.

İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: Esnemeyi def etmenin çaresi, peygamberlerin hiç esnemediklerini hatırlamak ve hemen salevat-ı şerife getirmektir. Kuduri “rahmetullahi aleyh”, (Biz bunu defalarca tecrübe ettik ve doğruluğunu gördük) buyuruyor. Biz de tecrübe ettik ve doğru olduğunu gördük. (Redd-ül-muhtar)

Geğirmek ve esnemek

Geğirmek çok yemenin alametidir. Hastalık hariç, çok yemeyen geğirmez. Peygamber efendimiz, çok yiyip çok geğiren birine, (Yanımızda öyle geğirme! Çünkü bu dünyada çok tok olan, âhirette çok açlık çeker) buyurdu. (Tirmizî, İbni Mace)

Kur’an-ı kerim okurken esneme geldiğinde durmalı, çünkü mekruhtur. Esneme ve çok yedikten sonraki rehavet hâli tembelliğe, ağırlığa ve ibadetlerden kesilmeye sebeptir. Bunun için esnemek şeytana nispet edilmiştir. (Şir’a şerhi)

Bazı esnemelerin şeytandan olmadığı, uykusuzluk, yorgunluk gibi sebeplerle olduğu da bildirilmiştir. Demek ki, geğirmek de, esnemek gibi genelde çok yemekten ileri geliyor. Yani istenmeyen bir durumdur. Esneme ve geğirmeyi azaltmak için az yiyip içmeli. Çok yiyip içtiğimize tevbe istiğfar etmelidir.

Esnemeyi önlemek hakkında İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: Esnemeyi yok etmenin çaresi, diğer peygamberler gibi Resulullah’ın da esnemediğini hatırlayıp hemen salevat getirmektir. Kuduri sahibi, (Biz bunu defalarca tecrübe ettik ve doğruluğunu gördük) buyuruyor. Ben de tecrübe ettim ve doğru olduğunu gördüm. (Redd-ül-muhtar)

Bir nimet gelince veya bir sıkıntıdan kurtulunca şükretmek gerekir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Aksıran veya geğiren “Elhamdülillah alâ külli hâlin minel hâl” derse, 70 dertten kurtulur.)

Esnemek, genelde çok yemekten, midenin dolu olmasından ve bedenin ağırlaşmasından meydana gelir. Yani esnemeye biz sebep oluyoruz. Mesela çok yiyip göbek bağlamak da uygun değil. (Göbeği ben bağlamadım) denmez. Göbekli olmaya biz sebep olduk. Esnemeye de biz sebep oluyoruz.

İkincisi, esnemenin kendisi değil, ağzı açarak esnemek mekruhtur. Esneme gelince esnemeyi yok etmeye çalışmalı.

Dudağı ısırıp mani olmaya çalışmalı. Böyle yapamayan, sol elin arkası ile ağzını kapatmalı. Böyle yapılırsa esnemek mekruh olmaz.

9 Eylül 2013 Pazartesi

Sadece bir konuda değil, birçok konuda gerekli yeterliliğe sahiptirler

Zeki insanların duyguları çok yoğundur. Mantıksal gelişim aynı zamanda duygusal gelişimi de etkileyecektir.

Bu duruma göre çocuk kalmayı başarmış insanlar daha zekidir gibi bir sonuca ulaşabiliriz, çünkü çocuklar duygularını çok yoğun yaşarlar.Bu insanlar birçok alanda kendilerini yetiştirmişlerdir. Sadece bir konuda değil, birçok konuda gerekli yeterliliğe sahiptirler.Bir konu hakkında çözmeleri gereken şeylerin diğer konularla da alakası vardır ve bunun bilincindedirler.

Özelliklerinden bir tanesi çok büyük fiziksel enerjiye sahip olmalarıdır. Bu doğuştan gelen bir enerji modellemesi olmayıp, tamamen kendini adapte ettiği konuyu tamamlamak için saatlerce çalışması gerektiği bilincine sahip olmasıdır.Bunun sonucu olarak da irade ve kalp koordineli bir şekilde enerjiyi temin için çalışırlar

Üstün zekalı insanların diğer bir özelliği ise hem zeki görünüşlü olmaları ve hem de doğal görünmeleridir.Hem zekalarını belli ederler ve hem de çocukça bir yapıyla hareket ederler. Bu nedenden dolayı da sorgulanırlar bu kişi gerçekten zeki mi?

Zeki kişiler hem disiplinle ve hem de oyun oynar tarzda işlerine eğilirler.Yaptıkları işi büyük bir ciddiyetle yaparlar, ancak oyun havası da vererek yaptıkları işten büyük bir zevk alırlar.Zeki kimseler hem gerçek dünya ile bağlarını koparmazlar ve hem de hayal dünyası içinde yaşarlar. Ürettikleri şeyler gerçek dünyada kullanılacaktır, ancak olmayan şeyleri üretmek zorundadırlar.Normal insanlara göre üstün zekalı insanların düşünceleri fantastiktir, ancak bilimsel çalışmalar fantastik hayaller sonucu ortaya çıkmaktadır.Üstün zekalı insanlar hem dışa dönüktür ve hem de içe dönüktür. Normal insanlar bu olaylardan sadece birisine sahiptir.

Normal bir insan ya dışa dönük bir yapıya sahiptir, ya da iç dünyasına kapanık yaşar, Zeki insanlar ise zaman zaman dışa dönüktür, zaman zaman da iç dünyalarına kapanırlar. Ancak bu olayı son derece dengeli bir şekilde yaparlar.Üstün zekalı insanlar son derece inatçı yapılı kimselerdir. Başarısızlıkta asla yılmazlar ve asla pes etmezler.

Düşünsenize, Edison ampulü bulmadan önce binlerce sefer deneme yapmıştır ve asla pes etmemiştir Sonunda da başarıya ulaşmıştır.Üstün zekalı insanlar lider ruhlu insanlardır. Genellikle her konuda söyleyecekleri şeyler olduğu için her türlü insana hitap edebilirler.Sevecen ve babacan bir tavırları vardır. Genellikle öğrenciliklerinden itibaren lider ruhlu özellikleri belirginleşir.Zeki insanlar naziktirler ve nezaket kurallarına uyarlar. İnsancıl yönleri fazladır ve karşılarındakine değer verirler.Hangi zeki insanı araştırırsanız araştırın, nazik olduğunu görürsünüz.

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Namazda Bilerek İmamdan Önce Davranmak

Allah'a ve Peygambere itaat edin ki size merhamet edilsin. 
وَاَطٖيعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Ali_İmran suresi 132. ayet 

Namazda Bilerek İmamdan Önce Davranmak


Acelecilik insanın tabiatındandır. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

- İnsan hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan çok acelecidir. 
وَيَدْعُ الْاِنْسَانُ بِالشَّرِّ دُعَاءَهُ بِالْخَيْرِ وَكَانَ الْاِنْسَانُ عَجُولًا
İsra 11

Rasulullah sav şöyle buyurdu:

“Teenni (acele davranmamak) Allah’tan, acele ise şeytandandır.”
Beyhaki Sünenü’l-Kübra 10/104

Kişi çoğu zaman cemaatle namaz kılarken sağında ya da solunda namaz kılan bazı kimselerin rükû ve secdelerinde, çoğunlukla ara tekbirlerde, hatta namazın sonunda selam verirken imamdan önce davrandıklarını görür. Belki de, bazen kendisi bunu yapar. Çoklarının önemsemediği bu davranışla ilgili Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den ağır tehdit gelmiştir, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

“Başını imamdan önce kaldıran kimse Allah’ın, başını eşek başına çevirmesinden korkmaz mı?!”

Müslim 1/320, 321

Namaz kılan kişinin namaza vakar ve sükünetle gelmesi istenirken namazda nasıl davranması gerektiğini siz düşünün!

Bazıları, imamdan önce hareket etmemeyi imamdan çok geride kalmakla karıştırabilir. Onlar bilsin ki, fıkıh âlimleri Allah kendilerine rahmet etsin bu konuda güzel bir ölçü ortaya koymuşlar:

Cemaatle namaz kılan kimsenin imam tekbiri getirdiği anda harekete başlaması gerekir. İmam, “Allah-u Ekber’in (r) sini söylediğinde cemaattekiler harekete başlar. Ne bundan önce davranır ne de bundan geri kalır. Ve bu şekilde olay düzene girer.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sahabileri Allah onlardan razı olsun Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den önce davranmakta oldukça dikkatliydiler. Bera bin Azib (Radiyallahu Anh) şöyle der:

“Sahabiler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasında namaz kılarlardı. Başlarını rükûdan kaldırdıktan sonra, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) alnını yere koyuncaya kadar birinin dahi sırtını eğdiğini görmezdim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), alnını yere koyduktan sonra arkasındakiler secdeye kapanırlardı.”

Müslim

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaşı ilerleyince hareketlerinde bir tür ağırlık oldu. Bunun üzerine arkasındakileri uyararak şöyle dedi:

“Ey insanlar! Ben şişmanladım. Rükû ve secdede benden önce davranmayın!”

Beyhaki 2/93, Albânî İrvau’l-Ğalil 2/290

İmamın, namaz kıldırırken tekbirlerde sünnete uygun hareket etmesi gerekir. Bu, Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)’ın rivayet ettiği hadiste bildirilmiştir:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza kalktığında başlarken tekbir alırdı. Sonra rükûya giderken tekbir alır, sonra secde için eğilirken tekbir alır, sonra başını secdeden kaldırırken tekbir alır, sonra secdeye giderken tekbir alır, sonra başını secdeden kaldırırken tekbir alırdı. Sonra, bitirene kadar namazın bütününde bunu yapardı. İkinci rekâttan sonraki oturuştan kalkarken de tekbir alırdı.”

Buhari

İmam; tekbirini hareketine uygun ve hareketiyle birlikte alır, cemaat de az önce nasıl yapılması gerektiğini belirttiğimiz gibi davranmaya özen gösterirse namazlarında cemaat olma olayı gerçekleşmiş olur.

30 Ağustos 2013 Cuma

Esma’nın babası hapiste

Esma’nın babası hapiste
Mısır başsavcılığı, Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) liderlerinden Muhammed el-Bilteci hakkında "silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçlamasıyla 15 gün ihtiyati hapis kararı verdi.

Bilteci Güney Giza başsavcılığı tarafından Kahirenin güneyindeki Limyan Tura cezaevinde 6 saat sorgulandı. Sorgulamayı yapanlar Bilteci'nin, Beyn es-Serayat bölgesindeki çatışmada, darbe karşıtlarını vatandaşlara karşı şiddet ve silah kullanmaları için kışkırtanlardan biri olduğunun anlaşıldığını ileri sürdü.

Bilteci'nin, kendisine sorgulama esnasında yöneltilen suçlamaların tamamını reddettiği, Beyn es-Serayat'ta meydana gelen şiddet olayları ile ilgili hiç bir bilgisinin olmadığını ve kendisinin orada bulunmadığını söylediği belirtildi.

Dün İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, güvenlik güçlerinin Bilteci'yi, Kahire'nin batısında bulunan Giza bölgesindeki bir eve düzenledikleri baskında gözaltına aldıkları belirtilmişti.

Hakkımda

Fotoğrafım
https://www.facebook.com/VAHDED.HOCA SİTEMİZİ ZİYARET EDİP ÜYE OLURSANIZ ÇALIŞMALARIMIZA DESTEK VERMİŞ OLURSUNUZ ALLAH cc CÜMLE MÜMİNLERDEN RAZI OLSUN.