ORUCU BOZAN ŞEYLER
Ramazan orucunu bozup, yalnız kaza gerektiren şeyler şunlardır:
1- Boğaza kar ve yağmur kaçması,
2- Astım spreyi kullanmak,
3- Zorla bozdurulmak,
4- Burna sıvı ilâç koymak,
5- Burna kolonya çekmek, [Koklamak bozmaz.]
6- Mukimken oruca başlayıp, sefere çıkınca yiyip içmek,
7- Ud ağacının, amberle tütsülenip dumanının çekilmesi,
8- Başkasının içtiği sigara dumanını isteyerek çekmek,
9- Kulağın içine ilâç damlatmak, kulağı ilaçlı suyla yıkamak,
10- Derideki açık yaraya konan sıvı ilâcın sindirim yoluna girmesi,
11- Vücuda ilaç şırınga etmek,
12- İsteyerek, zorlayarak ağız dolusu kusmak,
13- Dişi kanayanın ağzındaki kanı yutması veya tükürükle eşit miktarda karışık kanı yutması,
14- İmsak vakti bittiğini bilmeden yiyip içmek,
15- Güneş battı zannederek orucunu bozmak,
16- Dişlerin arasında kalan nohut kadar şeyi yutmak,
17- Burna çekilen suyun ağızdan çıkması,
18- Abdest alırken boğaza su kaçması,
19- Kâğıt, taş, pamuk, ot, pişmemiş pirinç gibi ilaç ve gıda olmayan şeyi yutmak,
20- Makattan fitil kullanmak,
21- Oruçlu olduğunu unutup yediğinde, orucu bozuldu sanarak, bilerek yemeye devam etmek,
22- İmsak vaktinden sonra niyet edenin, gün içinde orucunu kasten bozması,
23- Denize girince veya guslederken vücudun içine su girmesi, [Hanbeli'de bozmaz.]
24- Dil altına konan ilacı emmek,
25- Makata konan pamuğun veya başka şeyin hepsinin içeri girmesi,
26- Basur memesinin, taharetlendikten sonra, ıslak olarak içeriye girmesi,
27- Mastürbasyon yapmak,
28- Vücuda giren ultrason veya endoskopi cihazında ilaç, merhem olması,
29- Lavman yaptırmak, [Maliki'de bozmaz.]
30- Özel olarak su buharı teneffüs etmek,
31- Yaş parmağı, ön veya arka tarafa sokmak, [Hanbeli'de bozmaz.]
32- Burundan genze giden kanı yutmak,
33- Açlığa veya susuzluğa dayanamayarak yiyip içmek,
34- Bayılanı ayıltmak için veya uyuyanın ağzına su akıtmak.
AYET-İ KERİME
10 Temmuz 2013 Çarşamba
Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın
Bereketi bol mevsim
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.”
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذٖى اُنْزِلَ فٖيهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَنْ كَانَ مَرٖيضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَ يُرٖيدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُرٖيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ Bakara, 185
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz (terâvih ve teheccüd) kılanlar vardır ki, namazlarından kendilerine kalan, yalnız uykusuzluktur.” (İbn-i Mâce, Sıyâm, 21)
Rabbimiz, kullarının ebedî saâdeti için; hayat takviminde, ilâhî rahmet, af ve mağfiretin âdeta tuğyân ettiği birtakım mânevî kazanç mevsimleri tâyin buyurmuştur. Bu mevsimlerin en bereketlisi, hiç şüphesiz ki Ramazân-ı Şerîf’tir. Zîrâ:
- Hidâyet rehberimiz Kur’ân-ı Kerîm, bu mübârek ayda indirilmiştir.
- Müstesnâ bir rûhî olgunluk vesîlesi olan oruç ibâdeti, bu aya mahsus bir farz kılınmıştır.
- Bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi, Ramazan geceleri içinde lutfedilmiştir.
- Bu ayın geceleri; iftar, terâvih ve sahurlarla bereketlendirilmiştir.
- Çeşitli ihtiyaç ve mahrûmiyetler içinde kıvranan muzdarip gönüller, en çok bu ayın gelişiyle ümit ve sevince gark olurlar. Zîrâ zekât, sadaka ve infak gibi ibâdetler, tebessümü unutmuş nice yüzleri bilhassa bu ayda sürûra kavuşturur.
- Bu ayda ulvîliklerin ve cennetlerin kapıları açılır.
- Günahlardan korunmak, kötülüklerden el çekmek sûretiyle cehennem kapıları kapanır.
- Şerler ve şeytanlar da, kâmil mü’minlerin takvâ zincirleriyle bağlanır.
Böylece mü’minlere ebedî saâdet kapılarını açan Ramazan; bütün bir ümmetin ikbal kapılarını da aralar.
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
es-Selâm: Kendisi her türlü eksiklikten sâlim olup, başkalarını da her türlü kötülüklerini meşakkat, minnet, kusur ve âfetten kullarını kurtarıp selâmete çıkaran demektir.
Kısa Günün Kârı
Ramazan’ın diğer aylarda bulunmayan bir hürmeti vardır. Hak Teâlâ’nın Ramazan’ı kamerî aylar içinde bulundurması da, Ramazan’daki şeref ve bereketi senenin bütün aylarına yaymak içindir. İmâm Şârânî
Lügatçe
tuğyân: Taşkınlık, azgınlık.
sürûr: Sevinç, neşeli olmak.
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.”
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذٖى اُنْزِلَ فٖيهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَنْ كَانَ مَرٖيضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَ يُرٖيدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُرٖيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ Bakara, 185
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz (terâvih ve teheccüd) kılanlar vardır ki, namazlarından kendilerine kalan, yalnız uykusuzluktur.” (İbn-i Mâce, Sıyâm, 21)
Rabbimiz, kullarının ebedî saâdeti için; hayat takviminde, ilâhî rahmet, af ve mağfiretin âdeta tuğyân ettiği birtakım mânevî kazanç mevsimleri tâyin buyurmuştur. Bu mevsimlerin en bereketlisi, hiç şüphesiz ki Ramazân-ı Şerîf’tir. Zîrâ:
- Hidâyet rehberimiz Kur’ân-ı Kerîm, bu mübârek ayda indirilmiştir.
- Müstesnâ bir rûhî olgunluk vesîlesi olan oruç ibâdeti, bu aya mahsus bir farz kılınmıştır.
- Bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi, Ramazan geceleri içinde lutfedilmiştir.
- Bu ayın geceleri; iftar, terâvih ve sahurlarla bereketlendirilmiştir.
- Çeşitli ihtiyaç ve mahrûmiyetler içinde kıvranan muzdarip gönüller, en çok bu ayın gelişiyle ümit ve sevince gark olurlar. Zîrâ zekât, sadaka ve infak gibi ibâdetler, tebessümü unutmuş nice yüzleri bilhassa bu ayda sürûra kavuşturur.
- Bu ayda ulvîliklerin ve cennetlerin kapıları açılır.
- Günahlardan korunmak, kötülüklerden el çekmek sûretiyle cehennem kapıları kapanır.
- Şerler ve şeytanlar da, kâmil mü’minlerin takvâ zincirleriyle bağlanır.
Böylece mü’minlere ebedî saâdet kapılarını açan Ramazan; bütün bir ümmetin ikbal kapılarını da aralar.
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
es-Selâm: Kendisi her türlü eksiklikten sâlim olup, başkalarını da her türlü kötülüklerini meşakkat, minnet, kusur ve âfetten kullarını kurtarıp selâmete çıkaran demektir.
Kısa Günün Kârı
Ramazan’ın diğer aylarda bulunmayan bir hürmeti vardır. Hak Teâlâ’nın Ramazan’ı kamerî aylar içinde bulundurması da, Ramazan’daki şeref ve bereketi senenin bütün aylarına yaymak içindir. İmâm Şârânî
Lügatçe
tuğyân: Taşkınlık, azgınlık.
sürûr: Sevinç, neşeli olmak.
9 Temmuz 2013 Salı
RAMAZAN KADAR ŞEREFİMİZİ!: RAMAZAN HÜRMETİNE NASİP ET YA RABBİM.
BAŞI RAHMET ORTASI MAĞFİRET SONU CEHENNEM AZABINDAN KURTULUŞA VESİLE OLAN RAMAZANI ŞERİFİMİZ VE ORUCUMUZ MÜBAREK OLSUN.
RAMAZAN'IN ŞEREFLİLİĞİ KADAR ŞEREFİMİZİ!: RAMAZAN HÜRMETİNE BİZLERE NASİP ET!
YA RABBİM.
8 Temmuz 2013 Pazartesi
kadın vatandaş: EŞİMLE ÖPÜŞEBİLECEK MİYİM?
Gezi Parkı'nın açılışı için Taksim'e gelen İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'ya bir vatandaş ilginç bir soru sordu.
Gezi Parkı'nın açılışında konuşan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'ya konuşmasının ardından bir vatandaş Gezi Parkı ile ilgili ilginç bir soru sordu.
"PARKTA EŞİMLE ÖPÜŞEBİLECEK MİYİM?"
Bir kadın vatandaşın sorduğu 'parkta eşimle öpüşebilecek miyim?' şeklindeki soruya Vali Mutlu hukuku dayanak göstererek cevap verdi.
En çok merak ettiğiniz soru bu mu? sorusunu soran Vali Mutlu, "Bu sizin gönlünüzden geçen bir şey. Ben size bir şey söyleyeyim. Toplum içerisinde yazılı hukuk kuralları gibi hukukun kaynaklarından biri örf ve geleneklerdir. Ben hukukçuyum. Hukukun kaynakları içinde örf ve gelenekler de vardır" dedi.
Mutlu, "Hakim gerektiğinde hukukun içine yazılı bir kaynak bulamazsa kararlarını örf ve geleneklere göre verir. Bu toplumda sizin bahsettiğiniz şekilde bir yaklaşım varsa ve millet yadırgamıyorsa istediğinizi yapabilirsin. Ama bu milletin örfüyle çelişen konularda dikkatli olmak hepimizi vatandaşlık ve birlikte yaşamak noktasında oluşan saygının da bir gereğidir" diye konuştu.
Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep Dediler ilim en geride, illa edep illa edep..
Gezi Parkı'nın açılışında konuşan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'ya konuşmasının ardından bir vatandaş Gezi Parkı ile ilgili ilginç bir soru sordu.
"PARKTA EŞİMLE ÖPÜŞEBİLECEK MİYİM?"
Bir kadın vatandaşın sorduğu 'parkta eşimle öpüşebilecek miyim?' şeklindeki soruya Vali Mutlu hukuku dayanak göstererek cevap verdi.
En çok merak ettiğiniz soru bu mu? sorusunu soran Vali Mutlu, "Bu sizin gönlünüzden geçen bir şey. Ben size bir şey söyleyeyim. Toplum içerisinde yazılı hukuk kuralları gibi hukukun kaynaklarından biri örf ve geleneklerdir. Ben hukukçuyum. Hukukun kaynakları içinde örf ve gelenekler de vardır" dedi.
Mutlu, "Hakim gerektiğinde hukukun içine yazılı bir kaynak bulamazsa kararlarını örf ve geleneklere göre verir. Bu toplumda sizin bahsettiğiniz şekilde bir yaklaşım varsa ve millet yadırgamıyorsa istediğinizi yapabilirsin. Ama bu milletin örfüyle çelişen konularda dikkatli olmak hepimizi vatandaşlık ve birlikte yaşamak noktasında oluşan saygının da bir gereğidir" diye konuştu.
Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep Dediler ilim en geride, illa edep illa edep..
7 Temmuz 2013 Pazar
SUYU AYAKTA İÇMENİN BİLİMSEL GERÇEĞİ
SUYU AYAKTA İÇMENİN BİLİMSEL GERÇEĞİ
Peygamber efendimiz(sav) ayakta su içmeme hususunda bizi uyarmıştır. Bu uyarıların arkasındaki büyük hikmetleri bugün bilimde doğruluyor.
Çocukluğumuzdan beri suyu ayakta içme konusunda büyüklerimizden duyduğumuz şey, ayakta içecek içme.
Ama neden ayakta içmemeliyiz? Tıbben veya dinen açıklaması nedir?
Peygamber efendimiz ayakta su içmeme hususunda da bizi uyarmıştır. İlk bakışta bu biraz anlamsız gelen bir öğüt olsa da bu sözün özüne bakıldığında yine bizim sağlığımız için etkileri çok büyüktür.
Bir hadiste ayakta su içmenin zararına şu şekilde işaret etmiştir:
“Eğer ayakta su içen kimse midesine verdiği zararı bilseydi içtiği suyu şüphesiz ki geri kusardı” (Abdürrezzak 10/427 hadis 19588).
Yine aynı konu ile alakalı olarak;
“Sizden biriniz ayakta su içmesin. Her kim unutur da içerse kusmaya çalışsın” buyurmuştur (Müslim eşribe Hadis 116)
Diğer açıklama;
İnsan midesinin ayakta ve oturur vaziyetteki pozisyonu farklıdır.
Ayakta duran bir insan eğer sıvı gıda içerse doğrudan doğruya onikiparmak bağırsağına geçer.
Midenin küçük eğriliğine uyan kısmında Waldeyerin mide caddesi denen oluk bulunur. Sıvı gıdalar bu yolu takip ederek zaten devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışını (pilor) geçerek onikiparmak bağırsağına (duodenum) geçer.
Eğer insan sıvıyı oturarak içerse bunlar önce midede birikir, asitle karışarak mikropları ölür ve sonra onikiparmak bağırsağına geçer.
Bu durumda oturarak su içme usulüne uymakla insan kolera dahil, bir çok insan hastalıklarından korunmuş olur.
Rastgele yerde meşrubatı alıp ayakta içenler bu tehlikeye daha fazla maruz kalırlar…
Ama insanın çeşitli halleri ve ihtiyaçları vardır, gerektiğinde ayakta da yenir ve içilir. Peygamberimiz (s.a.) de genel olarak oturma halinde yeyip içimiş, ama ihtiyaç duyduğunda, durum oturmaya müsait olmadığında ayakta da yemiş ve içmiştir. Bu sebeple bir mazeret yok iken ayakta yemek ve içmek tenzihen mekruh (yeme içme âdâbına ters) kabul edilmiştir.
OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ !
Peygamber efendimiz(sav) ayakta su içmeme hususunda bizi uyarmıştır. Bu uyarıların arkasındaki büyük hikmetleri bugün bilimde doğruluyor.Çocukluğumuzdan beri suyu ayakta içme konusunda büyüklerimizden duyduğumuz şey, ayakta içecek içme.
Ama neden ayakta içmemeliyiz? Tıbben veya dinen açıklaması nedir?
Peygamber efendimiz ayakta su içmeme hususunda da bizi uyarmıştır. İlk bakışta bu biraz anlamsız gelen bir öğüt olsa da bu sözün özüne bakıldığında yine bizim sağlığımız için etkileri çok büyüktür.
Bir hadiste ayakta su içmenin zararına şu şekilde işaret etmiştir:
“Eğer ayakta su içen kimse midesine verdiği zararı bilseydi içtiği suyu şüphesiz ki geri kusardı” (Abdürrezzak 10/427 hadis 19588).
Yine aynı konu ile alakalı olarak;
“Sizden biriniz ayakta su içmesin. Her kim unutur da içerse kusmaya çalışsın” buyurmuştur (Müslim eşribe Hadis 116)
Diğer açıklama;
İnsan midesinin ayakta ve oturur vaziyetteki pozisyonu farklıdır.
Ayakta duran bir insan eğer sıvı gıda içerse doğrudan doğruya onikiparmak bağırsağına geçer.
Midenin küçük eğriliğine uyan kısmında Waldeyerin mide caddesi denen oluk bulunur. Sıvı gıdalar bu yolu takip ederek zaten devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışını (pilor) geçerek onikiparmak bağırsağına (duodenum) geçer.
Eğer insan sıvıyı oturarak içerse bunlar önce midede birikir, asitle karışarak mikropları ölür ve sonra onikiparmak bağırsağına geçer.
Bu durumda oturarak su içme usulüne uymakla insan kolera dahil, bir çok insan hastalıklarından korunmuş olur.
Rastgele yerde meşrubatı alıp ayakta içenler bu tehlikeye daha fazla maruz kalırlar…
Ama insanın çeşitli halleri ve ihtiyaçları vardır, gerektiğinde ayakta da yenir ve içilir. Peygamberimiz (s.a.) de genel olarak oturma halinde yeyip içimiş, ama ihtiyaç duyduğunda, durum oturmaya müsait olmadığında ayakta da yemiş ve içmiştir. Bu sebeple bir mazeret yok iken ayakta yemek ve içmek tenzihen mekruh (yeme içme âdâbına ters) kabul edilmiştir.
OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ !
5 Temmuz 2013 Cuma
Mursi'ye destek yürüyüşü düzenleyenlere ateş açıldı, en az 3 kişi öldü.
Mısır'ın başkenti Kahire'nin Rabiatül Adeviye Meydanı'nda Mursi'ye destek amacıyla 10 binlerin katılımıyla miting yapılıyor. Cumhuriyet Muhafızları karargahı önünde ve El-Heram mahallesinde Mursi'ye destek yürüyüşü düzenleyenlere ateş açıldı, en az 3 kişi öldü.ONBİNLER MURSİ İÇİN MEYDANLARDA
Mısır'da devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin destekçileri, ordunun yönetime el koyma kararını protesto için başkent Kahire'de düzenlenen gösterilerde askerler ateş açtı. Mursi'nin gözaltından tutulduğu düşünülen Cumhuriyet Muhafızları karargahı önündeki eylemde askerlerin ateş açması sonucunda ölenlerin olduğu bildirildi. AFP, ilk belirlemelere göre 3 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. AA ise ölüsayını 4 olarak açıkladı.
Kahire'nin güneyindeki el-Heram mahallesinde de Mursi'ye destek yürüyüşü düzenleyenlere açılan ateşte yaralılar olduğu bildirildi.
ONBİNLER MEYDANDA
Öte yandan "askeri Darbeye Hayır" adı altında Rabiatu'l-Adeviyye Meydanı'nda düzenlenen gösteriye onbinlerce kişi katıldı. Başkent Kahire'nin doğusundaki Rabiatu'l-Adeviyye Meydanı'na akın eden göstericiler, "Uyan Sisi, liderimiz Mursi", "Mursi çok yaşa", "Bozguncuların aramızda yeri yok" sloganları atıyor. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu ve sayıları giderek artan göstericiler, Mısır bayrakları ve Mursi'nin fotoğraflarını da taşıyor.
Müslüman Kardeşler Teşkilatı, El-Cemaatu'l-İslamiyye ve Mursi'ye destek veren bazı İslami partilerin katılımıyla yapılan gösterilerin güvenliğini sağlamak için, eylemi organize eden gruplar tarafından önlemler alındı.
Mısır Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı Abdulfettah es-Sisi, çarşamba akşamı, ordunun ülke yönetimine el koyduğunu, anayasanın askıya alındığını ve erken seçimler yapılıncaya kadar Anayasa Mahkemesi Başkanı Muhammed Adli Mansur'un geçici cumhurbaşkanı olarak atandığını açıklamıştı. Mansur, yapılan törenle geçici cumhurbaşkanlığı görevi için yemin etmişti.
4 Temmuz 2013 Perşembe
HARÇ DEĞİL 'KAĞIT BEDELİ' HADİ ORDAN
Ehliyeti Olanlardan 101 TL Ücret Alınacak
Ehliyet değişikliği sonrasında vatandaşlardan 101 TL kağıt bedeli tahsil edilecek.
TBMM Plan Bütçe Komisyonunda benimsenen ve Genel Kurulda da ele alınarak yasalaşması beklenen torba kanun teklifi ile ehliyeti olan vatandaşa yeni bir külfet geliyor
Sürücü belgeleri, ömür boyu kullanılamayacak ve 5 ya da 10 yıllık periyotlarla yenilenecek. Yenileme sırasında sürücünün sağlık durumu kontrol edilecek. Ehliyet sahibi olan ancak daha sonra sağlık sorunu yaşayanlara yeniden ehliyet verilmeyecek.
HARÇ DEĞİL 'KAĞIT BEDELİ'
Kanun teklifindeki maddeye göre, 24 milyon sürücü ehliyetini değiştirirken trafik harcı vermeyecek. Ancak ''Değerli kağıt bedeli'' ödeyecek. Bu miktar 2013 yılı için 101 lira olarak tespit edildi.
Böylece Maliye 24 milyon sürücünün her birinden yeni ehliyet için 101 lira alacak.
ve TEPKİLER ETKİ ETTİ 15 TL YE DÜŞÜRÜLDÜ 86 TL KURTARILDI
Ehliyet değişikliği sonrasında vatandaşlardan 101 TL kağıt bedeli tahsil edilecek.TBMM Plan Bütçe Komisyonunda benimsenen ve Genel Kurulda da ele alınarak yasalaşması beklenen torba kanun teklifi ile ehliyeti olan vatandaşa yeni bir külfet geliyor
Sürücü belgeleri, ömür boyu kullanılamayacak ve 5 ya da 10 yıllık periyotlarla yenilenecek. Yenileme sırasında sürücünün sağlık durumu kontrol edilecek. Ehliyet sahibi olan ancak daha sonra sağlık sorunu yaşayanlara yeniden ehliyet verilmeyecek.
HARÇ DEĞİL 'KAĞIT BEDELİ'
Kanun teklifindeki maddeye göre, 24 milyon sürücü ehliyetini değiştirirken trafik harcı vermeyecek. Ancak ''Değerli kağıt bedeli'' ödeyecek. Bu miktar 2013 yılı için 101 lira olarak tespit edildi.
Böylece Maliye 24 milyon sürücünün her birinden yeni ehliyet için 101 lira alacak.
ve TEPKİLER ETKİ ETTİ 15 TL YE DÜŞÜRÜLDÜ 86 TL KURTARILDI
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hakkımda
- VAHDEDDİN HOCA
- https://www.facebook.com/VAHDED.HOCA SİTEMİZİ ZİYARET EDİP ÜYE OLURSANIZ ÇALIŞMALARIMIZA DESTEK VERMİŞ OLURSUNUZ ALLAH cc CÜMLE MÜMİNLERDEN RAZI OLSUN.



