cUzayda Namaz Kılan Astronot Konuştu!
Uzayda namaz kılan ilk insan olarak tarihe geçen Malezyalı Astronot Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, uzayın Allah’ın varlığını gösteren kanıtlarla dolu olduğunu söyledi. Tüm Üstün Zekâlılar Derneği (TÜZDER)’in davetlisi olarak İstanbul’a gelen Malezyalı Astronot Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, dün İstanbul Teknik Üniversitesi’nde konferans verdi. Türkiye’ye ikinci kez geldiğini söyleyen Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, 10 Ekim 2007’de uzaya çıkan 9. Müslüman astronot olduğunu ifade etti. 10 yaşından beri uzaya büyük bir ilgi duyduğunu belirten Malezyalı astronot, sürekli uzaya gitmenin hayalini kurduğunu, bu hayalini 35 yaşında gerçekleştirdiğini söyledi. Dr. Şüküri, 11 bin 435 kişi arasından Rusya’da eğitim almaya hak kazandığını ve 18 aylık bir eğitimden sonra uzay mürettebatına katıldığını aktardı.
ALLAH’IN VARLIĞINI DAHİ İYİ ANLADIM
12 gün kaldığı uzaydan dünyaya bakmanın çok farklı olduğunu anlatan Dr. Şüküri, “Uzaydan bakınca dünyanın ne kadar küçük olduğunu görmek Allah’ın varlığını gösteren güçlü bir kanıttır. Yıldızlara baktığınızda da Allah’ın varlığını hissediyorsunuz. Oradaki ambians bambaşka. Allah’ın büyüklüğünü hissetmeniz için sizin de gitmeniz lazım, ancak öyle anlarsınız. Anlatmak çok zordur. Keşke herkes oradan dünyaya bakıp büyük resmi görebilse. Ben videolar eşliğinde dilimin döndüğü kadar anlatmaya çalışıyorum. Nasıl bir ortam olduğunu insanlara aktarmak için çaba harcıyorum” dedi.
SİYASETÇİLERİ DE UZAYA YOLLAMALIYIZ
“Kendimi uzayda Allah’a daha yakın hissettim. Siyasetçileri de büyük fotoğrafı görmeleri için uzaya göndermeliyiz” diyen Dr. Şüküri, uzayda ezan sesini duyduğunu, bu durumu ekipteki arkadaşlarına söylediğini ancak, onların ezan sesi bilmemesi nedeniyle bu durumu fark etmediklerini düşündüğünü kaydetti.
HEM ÇALIŞTIM, HEM İBADET ETTİM
Uzayda kaldıkları sürece ekip arkadaşlarıyla uyumlu bir çalışma gösterdiklerini anlatan Malezyalı astronot Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, “Orada bir ekip olarak çalıştık. Hangi dinden, hangi milletten olursanız olun fark etmiyor. Müslüman olduğum için inancıma saygı duydular. Ekipteki arkadaşlarım namaz kılma, ibadetlerimi yerine getirme konusunda hem anlayış gösterdiler, hem de yardımcı oldular. Sıkıntı yaşamadım. Ama tabi ki uzaya asıl gidiş amacımız orada bilimsel araştırmalar ve deneyler yapmaktı. Hem çalıştım, hem ibadetlerimi yerine getirdim” diye konuştu.
DÜNYANIN MERKEZİNİN MEKKE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM
Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, namaz kılarken kıbleyi bulmakta zorluk çekip çekmedikleri sorusuna cevap verirken dikkat çekici bir öneride bulundu. Şüküri, şunları kaydetti: “Benden önce Müslüman olarak Kazakistan, İran ve Özbekistan’dan uzaya gidenler oldu. Müslümanlar için namaz önemli bir faktör. Bu nedenle uzayda da olsak namazı kılmamız gerekiyor. Uzayda abdesti teyemmüm yaparak aldım. Namaz kılarken de yerçekimi olmaması nedeniyle biraz zorlandım. Daha yavaş hareket ettim. Kıble için yüzünüzü dünyaya çevirmeniz yeterli oluyor. Malezya hükümeti âlimlere danışarak bana bir kılavuz hazırlamıştı. Kılavuzda nasıl namaz kılınacağı, nasıl abdest alınacağı, nasıl hareket edileceği yapması gerektiği şeyler yazıyordu. Kılavuzdan yararlandım. Namaz vakitlerini ise, uzaya fırlatıldığımız yeri baz alarak hesap ettik. Ben Mekke’nin zamanına göre namaz kılmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü dünyanın merkezi bence Mekke’dir.”
AYET-İ KERİME
27 Nisan 2014 Pazar
13 Mart 2014 Perşembe
KENDİNİZE GELİN
NE O, NEDE BU, NEFSİNİZE UYMAYIN
HAK VE HAKİKATİ ÜSTÜN TUTUN
KENDİNİZİ HESAPTA KURTARIN
KİŞİLER UĞRUNA OLUR MU KAVGA?
ALLAH cc YOLUNDA CİHAD VARKEN!..
4 Mart 2014 Salı
ÇOCUĞUM DİNDEN SOĞUR HALE GELMİŞTİ İFADELERİ
Çok sayıda AK Parti milletvekilinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “çocuklarınızı o okullar ve dershanelerden alın” talimatı doğrultusunda, Gülen cemaatine ait okul ve dershanelerden çocuklarını aldığı ortaya çıktı.
AK Parti kaynaklarından edinilen bilgiye göre Erdoğan, geçen ay milletvekilleriyle gruplar halinde gerçekleştirdiği basına kapalı istişare toplantılarında, çocukları Gülen cemaatinin okul ve dershanelerinde okuyan milletvekillerinden açık bir biçimde okul ve dershaneleri değiştirmelerini istedi.
“Buralarda çocuklara beddua ettiriyorlar. Bizleri kötüleyen broşürler veriyorlar, çocuklarımıza partimiz ve sizlerin aleyhine propaganda yapıyorlar. Facebook ve twitter şifrelerini alarak kullanıyorlar” değerlendirmesini yapan Erdoğan’ın milletvekillerine net bir şekilde “Çocuklarınızı buralardan alın” uyarısında bulundu.
AK Parti yöneticileri, 17 Aralık sürecinin ardından bazı milletvekillerinin cemaat okul ve dershanelerinden çocuklarını almaya başladıklarını, Başbakan’ın istişare toplantılarındaki uyarılarının ardından okul ve dershane değiştirenlerin sayısının hızla arttığını ifade ederek, şu bilgileri verdi: “Bunların okul ve dershanelerinde çocuğu okuyan milletvekillerimizden bize de pek çok şikayet iletildi. Bazı okullarda öğretmen ve okul yönetimi AK Parti aleyhine propagandayı öylesine arttırmış ki, çocuklar aileleriyle okulları arasında kalmış. Üstelik de bu kara propagandayı dini kullanarak yapmıştır.
Okul değiştiren bazı vekillerimizden ‘Çocuğum dinden soğur hale gelmişti’ ifadelerini duyduk. Bu tarz kara propaganda yapılmayan çok az sayıdaki okulda çocuğu okuyan milletvekillerimiz ise, çocuklarının sınav takvimini de dikkate alarak, bu eğitim-öğretim yılının tamamlanmasını beklediklerini bize ilettiler. Ama onlar da önümüzdeki eğitim yılından itibaren çocuklarını başka okullara verecekler.” ALINTI
AK Parti kaynaklarından edinilen bilgiye göre Erdoğan, geçen ay milletvekilleriyle gruplar halinde gerçekleştirdiği basına kapalı istişare toplantılarında, çocukları Gülen cemaatinin okul ve dershanelerinde okuyan milletvekillerinden açık bir biçimde okul ve dershaneleri değiştirmelerini istedi.
“Buralarda çocuklara beddua ettiriyorlar. Bizleri kötüleyen broşürler veriyorlar, çocuklarımıza partimiz ve sizlerin aleyhine propaganda yapıyorlar. Facebook ve twitter şifrelerini alarak kullanıyorlar” değerlendirmesini yapan Erdoğan’ın milletvekillerine net bir şekilde “Çocuklarınızı buralardan alın” uyarısında bulundu.
AK Parti yöneticileri, 17 Aralık sürecinin ardından bazı milletvekillerinin cemaat okul ve dershanelerinden çocuklarını almaya başladıklarını, Başbakan’ın istişare toplantılarındaki uyarılarının ardından okul ve dershane değiştirenlerin sayısının hızla arttığını ifade ederek, şu bilgileri verdi: “Bunların okul ve dershanelerinde çocuğu okuyan milletvekillerimizden bize de pek çok şikayet iletildi. Bazı okullarda öğretmen ve okul yönetimi AK Parti aleyhine propagandayı öylesine arttırmış ki, çocuklar aileleriyle okulları arasında kalmış. Üstelik de bu kara propagandayı dini kullanarak yapmıştır.
Okul değiştiren bazı vekillerimizden ‘Çocuğum dinden soğur hale gelmişti’ ifadelerini duyduk. Bu tarz kara propaganda yapılmayan çok az sayıdaki okulda çocuğu okuyan milletvekillerimiz ise, çocuklarının sınav takvimini de dikkate alarak, bu eğitim-öğretim yılının tamamlanmasını beklediklerini bize ilettiler. Ama onlar da önümüzdeki eğitim yılından itibaren çocuklarını başka okullara verecekler.” ALINTI
22 Şubat 2014 Cumartesi
ENVER ÖREN HOCA HAYATI ÖZET
Enver Ören (d. 10 Şubat 1939 Honaz, Denizli - ö. 22 Şubat 2013 Şişli, İstanbul) ünlü iş adamı ve akademisyen. İhlas Holding'in kurucusu ve ilk başkanıdır.
İlk ve Orta tahsilini Denizli'de bitirerek Kuleli Askeri Lisesi'ne, oradan da İstanbul Üniversitesi, Fen Fakültesi'ne girdi. 1961 yılında lisans öğretimini tamamladıktan sonra kazandığı NATO bursu ile, bir buçuk yıllığına mesleki çalışmalar yapmak üzere Napoli'ye gitti. Dönüşünde bir müddet öğretim görevlisi olarak üniversitede çalıştı. 1970 yılında üniversiteden ve akademik hayattan ayrıldı ve birkaç arkadaşıyla birlikte gazeteciliğe başladı. Çıkardığı gazete önce Hakikat Gazetesi sonra Türkiye Gazetesi adını aldı. Sonrasında birkaç arkadaşıyla beraber İhlas Vakfı'nı kurdu. 1964'te askerdeyken Hüseyin Hilmi Işık'la tanıştı ve ondan dersler aldı. Onun kızı olan Dilvin Ören'le evlendi. 1972'de Ahmet Mücahit ismini verdikleri oğlulları dünyaya geldi. 1989 yılında gazetesi tiraj rekoru kırdı. 1993 yılında inşaat, medya, otomotiv, meşrubat, gıda, ev aletleri, turizm sektörlerinde faaliyet gösteren İhlas Holding'i kurdu. Aynı yıl İhlas Haber Ajansı'nı ve TGRT'yi kurdu. Sahibi olduğu TGRT kanalı yaptığı yayınlara Türkiye'de din ve kültürün doğru anlaşılmasında etkili oldu. Son zamanlarda ise rahatsızlandı. 1990 ve 2006'da kendisine iki kez böbrek nakli yapıldı. Ancak geçirdiği tedavi süreci Ören'i yorgun düşürdü. 28 Ocak 2013'te beyin kanaması sebebiyle Şişli'deki Memorial Hastahanesi'ne kaldırıldı. Yapılan bütün tedavilere rağmen 22 Şubat 2013 tarihinde saat 21:30'da vefat etti. Cenazesi 70-80 bin kişinin katılımıyla Eyüp Sultan Camii'nden kaldırıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Eyüp Sultan Mezarlığı'nda çok sevdiği kayınpederi Hüseyin Hilmi Işık ve kayınvalidesi Nefise Siret Işık'ın yanına defnedildi. Yerine oğlu Ahmet Mücahid Ören geçti.
Bünyesindeki medya kuruluşları
1970-2013: Türkiye (İlk ismi Hakikatti sonra Türkiye adını aldı)
1982-2013: Made in Turkey
2002-2013: Post
1972-2013: Hakikat Kitabevi
1993-2013: İhlas Haber Ajansı
1993-2007: TGRT (Rupert Murdoch'a sattı)
2002-2007, 2009-2013: TGRT EU (Rupert Murdoch'a sattı, geri aldı.)
2002-2010: TGRT Pazarlama
2004-2013: TGRT Haber
2010-2013: TGRT Belgesel
1993-2013: TGRT FM
İlk ve Orta tahsilini Denizli'de bitirerek Kuleli Askeri Lisesi'ne, oradan da İstanbul Üniversitesi, Fen Fakültesi'ne girdi. 1961 yılında lisans öğretimini tamamladıktan sonra kazandığı NATO bursu ile, bir buçuk yıllığına mesleki çalışmalar yapmak üzere Napoli'ye gitti. Dönüşünde bir müddet öğretim görevlisi olarak üniversitede çalıştı. 1970 yılında üniversiteden ve akademik hayattan ayrıldı ve birkaç arkadaşıyla birlikte gazeteciliğe başladı. Çıkardığı gazete önce Hakikat Gazetesi sonra Türkiye Gazetesi adını aldı. Sonrasında birkaç arkadaşıyla beraber İhlas Vakfı'nı kurdu. 1964'te askerdeyken Hüseyin Hilmi Işık'la tanıştı ve ondan dersler aldı. Onun kızı olan Dilvin Ören'le evlendi. 1972'de Ahmet Mücahit ismini verdikleri oğlulları dünyaya geldi. 1989 yılında gazetesi tiraj rekoru kırdı. 1993 yılında inşaat, medya, otomotiv, meşrubat, gıda, ev aletleri, turizm sektörlerinde faaliyet gösteren İhlas Holding'i kurdu. Aynı yıl İhlas Haber Ajansı'nı ve TGRT'yi kurdu. Sahibi olduğu TGRT kanalı yaptığı yayınlara Türkiye'de din ve kültürün doğru anlaşılmasında etkili oldu. Son zamanlarda ise rahatsızlandı. 1990 ve 2006'da kendisine iki kez böbrek nakli yapıldı. Ancak geçirdiği tedavi süreci Ören'i yorgun düşürdü. 28 Ocak 2013'te beyin kanaması sebebiyle Şişli'deki Memorial Hastahanesi'ne kaldırıldı. Yapılan bütün tedavilere rağmen 22 Şubat 2013 tarihinde saat 21:30'da vefat etti. Cenazesi 70-80 bin kişinin katılımıyla Eyüp Sultan Camii'nden kaldırıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Eyüp Sultan Mezarlığı'nda çok sevdiği kayınpederi Hüseyin Hilmi Işık ve kayınvalidesi Nefise Siret Işık'ın yanına defnedildi. Yerine oğlu Ahmet Mücahid Ören geçti.
Bünyesindeki medya kuruluşları
1970-2013: Türkiye (İlk ismi Hakikatti sonra Türkiye adını aldı)
1982-2013: Made in Turkey
2002-2013: Post
1972-2013: Hakikat Kitabevi
1993-2013: İhlas Haber Ajansı
1993-2007: TGRT (Rupert Murdoch'a sattı)
2002-2007, 2009-2013: TGRT EU (Rupert Murdoch'a sattı, geri aldı.)
2002-2010: TGRT Pazarlama
2004-2013: TGRT Haber
2010-2013: TGRT Belgesel
1993-2013: TGRT FM
15 Şubat 2014 Cumartesi
Prim affı da geliyor! Geçmiş yıllar Bağ-Kur'lu yapılabilecek
Geçmiş yıllar Bağ-Kur'lu yapılabilecek
Prim affı da geliyor!
Bağ-Kur’da son yıllar için iki milat tarih var. Birincisi 04.10.2000 ve ikincisi de 1.10.2008. Her iki tarihe göre; bu tarihten önce Bağ-Kur’lu olması gereken faaliyeti olduğu halde hiç Bağ-Kur’un kapısına uğramayanların geçmiş süreleri Bağ-Kur’lu yapılmıyordu. Torba Yasa’ya girecek madde ile artık Bağ-Kur’lu olabilecekler.
Aslında, zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı 20.04.1982 günü başlamıştır. Ancak, 619 sayılı KHK ve 49564958 sayılı yasalar ile 04.10.2000 gününe kadar Bağ-Kur’lu olmasını gerektirecek faaliyette bulundukları halde Bağ-Kur’a gidip sicil numarası almayanlar için Bağ-Kur başlangıcı 04.10.2000 olarak alındı. Yani, 20.04.1982 ile 4.10.2000 arasındaki Bağ-Kur’lu olmaları gereken süreler silindi. Bu kişilere 28.02.2005 gününe kadar müracaat etmeleri kaydıyla Bağ-Kur vergi borçlanması getirildi.
Tıpkı 4.10.2000 tarihi gibi, 5510 sayılı Kanun ile 1.10.2008’e kadar BağKur’lu olmaları gerektiği halde gidip Bağ-Kur numarası almayanlar için de “Artık 1.10.2008’den önceki vergi veya şirket ortaklığı sürelerinizi Bağ-Kur’lu yapamazsınız” kuralı getirildi. Bu kişilere de Nisan 2009’a kadar 4.10.2000 ile 1.10.2008 arasındaki süre için borçlanma hakkı verilmişti.
BİNLERCE ESNAF BORÇLANABİLECEK
Torba Yasa içinde girecek madde ile 20.04.1982 ile 1.10.2008 arasındaki vergi kaydı ve şirket ortaklığı sebebiyle Bağ-Kur’lu olması gerektiği halde olamayanlara yeni bir hak getiriliyor. Artık, 20.04.1982’ye kadar gidebilecekler. Binlerce vergi mükellefi, esnaf oda-dernek üyesi ile şirket ortakları geçmiş yıllarını Bağ-Kur’a borçlanabilecekler.
Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin’in teklif maddesi şöyle: “5510 Sayılı Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Hakkında Kanun’a geçici madde 13’ten sonra gelmek üzere aşağıdaki 14 eklenmiştir.
“Geçici madde 14-Bu kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi hariç diğer bentlerine göre sigortalı sayılanların 31/12/2000’den önce vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydı ile sigortalının bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması halinde vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80’inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının % 32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir. Borcun bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilemez ve ödenen tutar bu kanunun 89’uncu maddesine göre iade edilir.”
Prim affı da geliyor!
Bağ-Kur’da son yıllar için iki milat tarih var. Birincisi 04.10.2000 ve ikincisi de 1.10.2008. Her iki tarihe göre; bu tarihten önce Bağ-Kur’lu olması gereken faaliyeti olduğu halde hiç Bağ-Kur’un kapısına uğramayanların geçmiş süreleri Bağ-Kur’lu yapılmıyordu. Torba Yasa’ya girecek madde ile artık Bağ-Kur’lu olabilecekler.
Aslında, zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı 20.04.1982 günü başlamıştır. Ancak, 619 sayılı KHK ve 49564958 sayılı yasalar ile 04.10.2000 gününe kadar Bağ-Kur’lu olmasını gerektirecek faaliyette bulundukları halde Bağ-Kur’a gidip sicil numarası almayanlar için Bağ-Kur başlangıcı 04.10.2000 olarak alındı. Yani, 20.04.1982 ile 4.10.2000 arasındaki Bağ-Kur’lu olmaları gereken süreler silindi. Bu kişilere 28.02.2005 gününe kadar müracaat etmeleri kaydıyla Bağ-Kur vergi borçlanması getirildi.
Tıpkı 4.10.2000 tarihi gibi, 5510 sayılı Kanun ile 1.10.2008’e kadar BağKur’lu olmaları gerektiği halde gidip Bağ-Kur numarası almayanlar için de “Artık 1.10.2008’den önceki vergi veya şirket ortaklığı sürelerinizi Bağ-Kur’lu yapamazsınız” kuralı getirildi. Bu kişilere de Nisan 2009’a kadar 4.10.2000 ile 1.10.2008 arasındaki süre için borçlanma hakkı verilmişti.
BİNLERCE ESNAF BORÇLANABİLECEK
Torba Yasa içinde girecek madde ile 20.04.1982 ile 1.10.2008 arasındaki vergi kaydı ve şirket ortaklığı sebebiyle Bağ-Kur’lu olması gerektiği halde olamayanlara yeni bir hak getiriliyor. Artık, 20.04.1982’ye kadar gidebilecekler. Binlerce vergi mükellefi, esnaf oda-dernek üyesi ile şirket ortakları geçmiş yıllarını Bağ-Kur’a borçlanabilecekler.
Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin’in teklif maddesi şöyle: “5510 Sayılı Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Hakkında Kanun’a geçici madde 13’ten sonra gelmek üzere aşağıdaki 14 eklenmiştir.
“Geçici madde 14-Bu kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi hariç diğer bentlerine göre sigortalı sayılanların 31/12/2000’den önce vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydı ile sigortalının bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması halinde vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80’inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının % 32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir. Borcun bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilemez ve ödenen tutar bu kanunun 89’uncu maddesine göre iade edilir.”
5 Şubat 2014 Çarşamba
2014 YILI HACCI PERSONEL SEÇİMİNE İLİŞKİN KRİTERLER BELİRLENDİ
2014 YILI HACCI PERSONEL SEÇİMİNE İLİŞKİN KRİTERLER BELİRLENDİ
Diyanet İşleri Başkanlığı 2014 Yılı Hacc’ında görevlendirilecek personele ilişkin kriterleri belirledi. Konuyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı’nın il ve ilçe müftülüklerine gönderdiği yazı şöyle:
A) Kafile başkanı olarak görevlendirileceklerde;
a) Başkanlığımız merkez ve taşra birimlerinde halen İl Müftüsü, Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, Diyanet İşleri Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, İl Müftü Yardımcısı, İlçe Müftüsü, Müdür, Vaiz, Eğitim Görevlisi, Murakıp, ayrıca dört yıllık dini yüksekokul mezunu olup, hac konusunda tecrübeli ve başarılı olduğu tespit edilenlerden APK Uzman ve Eğitim Uzmanı, Kur’an Kursu Öğreticisi ve İmam-Hatip olarak çalışıyor olmak,
b) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle Başkanlıktaki toplam hizmeti en az 7 yıl olmak,
c) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
ç) Daha önce görevli olarak gittiği hacda başarılı olup sevk ve idare yeteneğine sahip olmak,
d) 2013 yılında 3 ay ve daha uzun süreli yurt dışında, 2014 yılında ise Ramazan ayı dâhil yurt dışı veya umrede görevlendirilmemiş olmak,
e) 2013 yılı haccında kafile oluşan illerde (Acentalar dâhil), kafile sayısının 2 katı kadar, kafile oluşmayan illerde, belirtilen kriterlere haiz 1 görevlinin il müftülüklerince, merkez birimleri ile eğitim merkezi müdürlüklerinde ise yukarıdaki kriterlere haiz olanlardan uygun görülecek 2’şer personelin tespitinin yapılarak en geç 25 Şubat 2014 tarihi mesai saati bitimine kadar Başkanlığa teklifi yapılmış olmak,
B) Din Görevlisi olarak görevlendirileceklerde;
1. Kur’an Kursu Öğreticiliği, İmam-Hatiplik ve Müezzin-Kayyımlık kadrolarında fiilen çalışanlarda;
a) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle sözleşmeli statüde geçen hizmet süresi dâhil Başkanlıktaki toplam fiili hizmet süresi (askerlik, vekillik, 4/C kısmi zamanlı sözleşmeli vekillik ve SGK’da geçen süreler hariç) en az 5 yıl olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) 31 Aralık 1953 tarihinden sonra doğmuş olmak,
ç) Tecrübesi olmayanlarda, ilk defa hac organizasyonlarında görevlendirilecek olmak.
d) Tecrübeli olanlarda, hac organizasyonlarında 3 defadan fazla görevlendirilmemiş olup, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında görevli olarak hacca gitmemiş olmak,
e) Tecrübeli olan veya tecrübesi olmayanlarda; 2013 yılında 3 ay veya daha uzun süreli yurt dışı, 2014 yılında ise Ramazan ayı dâhil yurt dışı veya umrede görevlendirilmemiş olmak, (grup toplayanlar ile 2013 yılı hac organizasyonunda görevlendirilmek üzere seminere alınanlar ve planlaması yapıldığı halde kontenjan sınırlaması nedeniyle gidemeyenlerden 2014 yılı umre organizasyonunda görevlendirilenler hariç)
f) Başkanlıkça 2011, 2012 veya 2013 yıllarında yapılan MBSTS sınavının hac ve umre ağırlıklı bölümünden 50 ve üzeri puan almış olmak,
g) Müracaatların bitiminde şartları tutanlar “Hac Görevli Programı”na girilecek olup, MBSTS puanına göre, ilin hacı sayısı oranınca % 20 tecrübeli olan ve % 80 tecrübesi olmayan din görevlisi ihtiyacı da dikkate alınarak, her il için oluşturulacak puan sıralama listesi üzerinden en yüksek puan alandan başlanarak, Başkanlıkça belirlenecek oranda ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta kıraat, irşat, dini bilgi ve performans yönünden hizmetin özelliğine göre 70 ve üzeri puan almış olmak,
2. Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, Diyanet İşleri Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, İl Müftü Yardımcısı, İlçe Müftüsü, Vaiz, Eğitim Merkezi Müdürü, Eğitim Görevlisi, dini yüksek okul mezunu Uzman ile Murakıplık görevlerinde filen çalışan ve bugüne kadar hacca hiç gitmemiş olanlarda;
a) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle sözleşmeli statüde geçen hizmet süresi dâhil Başkanlıktaki toplam fiili hizmet süresi (askerlik, vekillik, 4/C kısmi zamanlı sözleşmeli vekillik ve SGK’da geçen süreler hariç) en az 3 yıl olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) 31 Aralık 1953 tarihinden sonra doğmuş olmak,
ç) 2013 yılında 3 ay ve daha uzun süreli yurt dışında, 2014 yılında ise Ramazan ayı dâhil yurt dışı veya umrede görevlendirilmemiş olmak,
Yukarıdaki şartları taşıyan personelin görevlendirmeleri hizmet yıllarına bakılarak ihtiyaç durumuna göre Başkanlıkça yapılabilecektir.
C) Bayan irşat görevlisi olarak görevlendirileceklerde;
1) Diyanet İşleri Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, İl Müftü Yardımcısı, Müdür, Vaiz ve Uzman olarak fiilen çalışanlarda;
a) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle, sözleşmeli statüde geçen hizmet süresi dâhil Başkanlıktaki toplam fiili hizmet süresi (SGK, 4/C kısmi zamanlı sözleşmeli vekillik ve fahrilikte geçen süreler hariç) en az 5 yıl olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) 2012 ve 2013 yıllarında görevli olarak hacca gitmemiş olmak,
ç) 2013 yılında 3 ay ve daha uzun süreli yurt dışında, 2014 yılında ise Ramazan ayı dâhil yurt dışı veya umrede görevlendirilmemiş olmak, (grup toplayanlar ile 2013 yılı hac organizasyonunda görevlendirilmek üzere seminere alınanlar ve planlaması yapıldığı halde kontenjan sınırlaması nedeniyle gidemeyenlerden 2014 yılı umre organizasyonunda görevlendirilenler hariç)
d) Yukarıdaki unvanlardan daha önce hacca hiç gitmemiş olanlar, Başkanlıkça belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta 70 ve üzeri puan almış olmak,
2) Bayan Kur’an Kursu Öğreticisi olarak fiilen çalışanlarda;
a) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle sözleşmeli statüde geçen hizmet süresi dâhil Başkanlıktaki toplam fiili hizmet süresi (SGK, 4/C kısmi zamanlı sözleşmeli vekillik ve fahrilikte geçen süreler hariç) en az 5 yıl olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) Hac organizasyonlarında 3 defadan fazla görevlendirilmemiş olmak,
ç) 2011, 2012 ve 2013 yıllarında görevli olarak hacca gitmemiş olmak,
d) 2013 yılında 3 ay ve daha uzun süreli yurt dışında, 2014 yılında ise Ramazan ayı dâhil yurt dışı veya umrede görevlendirilmemiş olmak, (grup toplayanlar ile 2013 yılı hac organizasyonunda görevlendirilmek üzere seminere alınanlar ve planlaması yapıldığı halde kontenjan sınırlaması nedeniyle gidemeyenlerden 2014 yılı umre organizasyonunda görevlendirilenler hariç)
e) Başkanlıkça 2011, 2012 veya 2013 yıllarında yapılan MBSTS sınavının hac ve umre ağırlıklı bölümünden 50 ve üzeri puan almış olmak,
f) Müracaatların bitiminde şartları tutanlar “Hac Görevli Programı”na girilecek olup, MBSTS puanına göre her il için oluşturulacak sıralama listesi üzerinden, ilin hacı ve kafile sayısı da dikkate alınarak, MBSTS puanına göre, Başkanlıkça belirlenecek oranda ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta kıraat, irşat, dini bilgi ve performans yönünden hizmetin özelliğine göre 70 ve üzeri puan almış olmak,
Ç) Tercüman olarak görevlendirileceklerde;
a) Halen Başkanlık merkez ve taşra birimleri ile Türkiye Diyanet Vakfı’nda çalışıyor olup, adaylığı kalkmış olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) 31 Aralık 1953 tarihinden sonra doğmuş olmak,
ç) Başvuranlardan Başkanlıkça (2011, 2012 ve 2013 yıllarında yapılan mülakatta 70 ve üzere puan alanlar hariç) belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta başarılı olmak, (70 puan alarak mülakata çağırılmasına gerek olmayanların da müracaat etmeleri gerekmektedir.)
D) Ekip personeli, idari personel, muhasebe ve bilgisayar personeli ile mubayaacı, yemekhane kontrol memuru, yemek servis personeli, depo memuru, teknisyen ve benzeri hizmetlerde görevlendirileceklerde;
a) Halen; mühendis, programcı, çözümleyici, uzman, sayman, musahhih, şef, memur, VHKİ, daktilograf ve kadro itibariyle benzeri unvanlarda çalışıyor olmak,
b) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle, toplam fiili hizmet süresi sözleşmeli statüde geçen süre dâhil (askerlik ve vekillikte geçen süreler hariç) en az 5 yıl Başkanlık teşkilatı veya Türkiye Diyanet Vakfı’nda çalışmış olup son 3 yıldır da (a) bendinde belirtilen unvanlarda çalışıyor olmak,
c) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
ç) Hac organizasyonlarında 3 defadan fazla görevlendirilmemiş olmak,
d) 31 Aralık 1953 tarihinden sonra doğmuş olmak,
e) 2012 ve 2013 yıllarında görevli olarak hacca gitmemiş olmak,
f) 2013 yılında 3 ay ve daha uzun süreli yurt dışında, 2014 yılında ise Ramazan ayı dâhil yurt dışı veya umrede görevlendirilmemiş olmak,
g) Başkanlıkça belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta başarılı olmak,
E) Aşçı olarak görevlendirileceklerde;
a) Başkanlık merkez ve taşra birimleri ile Türkiye Diyanet Vakfı’nda kadro unvanlarına bakılmaksızın 3 yıldır fiilen aşçı olarak çalışıyor olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) Başkanlıkça belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta başarılı olmak,
F) Kurum Dışından, Emekli Aşçılardan, Anadolu Otelcilik Turizm Meslek Lisesi (açık öğretim mezunları hariç), Aşçılık Meslek Yüksek Okulu veya Otelcilik ve Turizm Yüksek Okulu mezunlarından görevlendirileceklerde;
a) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
b) Anadolu Otelcilik Turizm Meslek Lisesi (açık öğretim mezunları hariç), Aşçılık Meslek Yüksek Okulu veya Otelcilik ve Turizm Yüksek Okulu mezunu erkeklerden; aşçı, aşçı yardımcısı, mutfak ve yemekhane servis personeli olarak çalışıyor olmak,
c) Kurum dışından başvuranlardan halen resmi bir kurumda çalışanların, 2014 yılı hac organizasyonunda görevlendirilmesi durumunda; görevlendirilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığına dair kurumundan alacağı muvafakat belgesini Ek-1 müracaat dilekçesine eklemiş olmak,
ç) 31 Aralık 1960 tarihinden sonra doğmuş olmak,
d) Şartları tutanların müracaatını, Ek-1 dilekçe ile en geç 19 Şubat 2014 tarihi mesai saat bitimine kadar bulunduğu yerdeki il müftülüğüne yapmış olmak,
e) Başkanlıkça belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta başarılı olmak,
G) Şoför olarak görevlendirileceklerde;
a) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle, Başkanlık merkez ve taşra birimleri ile Türkiye Diyanet Vakfı’nda (askerlik ve vekillikte geçen süreler hariç) en az 3 yıldır halen şoför olarak çalışıyor olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) 31 Aralık 1957 tarihinden sonra doğmuş olmak,
ç) 2012 ve 2013 yıllarında hacda, 2013 ve 2014 yıllarında ise umrede görevlendirilmemiş olmak,
d) Şartları tutanların tespitinin yapılarak en geç 25 Şubat 2014 tarihi mesai saati bitimine kadar Başkanlığa teklifi yapılmış olmak,
e) Başkanlıkça belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte alanlarıyla ilgili yapılacak olan pratik ve uygulamalı mülakatta başarılı olmak,
Ğ) Yardımcı Hizmetli (aşçı yardımcısı, yemek taşıyıcısı, mutfak personeli, mutfak bulaşık ve yemekhane bulaşık personeli ile çamaşırcı, ütücü) olarak görevlendirileceklerde;
a) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle, toplam fiili hizmet süresi (askerlik ve vekillikte geçen süreler hariç) en az 5 yıl Başkanlık teşkilatı veya Türkiye Diyanet Vakfı’nda çalışmış olup son 3 yıldır da bulunduğu unvanda çalışıyor olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) 31 Aralık 1960 tarihinden sonra doğmuş olmak,
ç) Hizmetli veya kadro itibariyle benzeri unvanlarda çalışıyor olmak,
d) 2013 yılında hacda, 2014 yılında ise umrede görevlendirilmemiş olmak,
e) Şartları tutanların tespitinin yapılarak en geç 25 Şubat 2014 tarihi mesai saati bitimine kadar Başkanlığa teklifi yapılmış olmak,
f) Başkanlıkça belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta başarılı olmak,
Şartları aranacaktır.
Şartları tutanlardan; (B-1) Din Görevlisi, (B-2) Hacca hiç gitmemiş (Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, Diyanet İşleri Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, İl Müftü Yardımcısı, İlçe Müftüsü, Vaiz, Eğitim Merkezi Müdürü, Eğitim Görevlisi, dini yüksek okul mezunu Uzman, Murakıp), (C-1-2) Bayan İrşat Görevlisi (Müftü Yardımcısı, Vaiz, Uzman ve K.K.Ö), (Ç) Tercüman, (D) Ekip Personeli ve (E) Aşçı (kurum içinde çalışanlar) olanlardan müracaat edecekler; http://hac.diyanet.gov.tr adresinde bulunan “2014 yılı Hac Görevli Müracaatları” linkinden 10 - 24 Şubat 2014 tarihleri arasında T.C. Kimlik Numarası ile giriş yaparak istenilen bilgileri doldurulacaklar ve alacakları çıktıyı (Ek-1 dilekçe) ilgili müftülüklere/birimlere (TDV hariç) teslim ederek müracaatlarını yapacaklardır. İlgili müftülükler/birimler formları inceleyerek görevli programından kontrol ettikten sonra uygun ve eksiksiz olanların teklif ve müracaatlarını onaylayacaklardır.
ORTAK ŞARTLAR
1. Hac organizasyonunda önemli yeri olan ekip başkanları, ekip başkan yardımcıları, bölge, basın ve protokol sorumluları ile kiralama ekibi personeli, ilgili birim amiriyle istişare edilerek Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünce belirlenecektir.
2. Tekliflerde ve görevlendirmelerde organizasyonun hangi kademesinde olursa olsun ehil olmak şartıyla az gidenler, çok gidenlere tercih edilecektir.
3. Hac organizasyonundaki görevlendirmelerde, organizasyonun başarısı ve hizmetin kalitesi açısından personelin ehliyeti ve performansı dikkate alınacaktır.
4. Teklifler ve müracaatlar; merkezde birim amirlerince, illerde, ilçe müftülerinin tamamının katılımıyla yapılacak müşterek tespitten sonra İl müftülüklerince, eğitim merkezlerinde (Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile görüşüldükten sonra) Eğitim Merkezi Müdürlüklerince, Türkiye Diyanet Vakfı’nda ise Genel Müdürlükçe yapılacak olup, müşterek tutanağın ıslak imzalı listesi Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğüne gönderilecektir.
5. Yukarıda belirtilen görevler için şartları tutanlar, bu görevlerden ancak birine müracaat edecek veya teklif edilecektir. Ayrı ayrı görevler için müracaat kabul edilmeyecek ve teklifte bulunulmayacaktır. Aksi halde bu tür müracaatların hepsi geçersiz sayılacaktır.
6. Belirlenen süre içerisinde müracaatta bulunmayan, teklifi yapılmayan, yapılacak mülakat, değerlendirme ve seminerlere katılmayan personelin daha sonraki talepleri dikkate alınmayacak ve bunlarla ilgili ek tekliflerde bulunulmayacaktır.
7. Mülakata katılacak olan personel, Kur’an-ı Kerim ile Başkanlığımız yayınları kaynak olmak üzere; İtikat, İbadet, Hac Menasiki, ihtiyaç duyulan kategorilerde Pratik Arapça, Siyer - Ahlak, Beşeri İlişkiler, İdari İşlemler ve Genel Kültür konuları yanında görev alanlarıyla ilgili hususlardan sorumlu olacaklardır.
8. Teklifler ile müracaat edenlere ilişkin listelerin Başkanlığa gönderilmesinden sonra; atama, nakil, unvan değişikliği, emeklilik, istifa, vefat gibi her hangi bir sebeple personelin durumunda meydana gelebilecek değişiklikler, anında Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bildirilecektir.
9. Müracaat eden personele ait dilekçeler, birimlerince muhafaza edilecek ve Başkanlığa sadece onaylanmış isim listeleri gönderilecektir.
10. Mülakat, değerlendirme veya seminerlerden sonra, hacda görevlendirilmelerine mani her hangi bir durumu ortaya çıkanlar ile bu talimatta belirtilen şartları taşımadığı sonradan tespit edilenlerin görevlendirilmesi yapılmayacak, yapılmışsa iptal edilecektir. Bu durumda olanlar ivedi Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bildirilecek, aksi halde doğacak sonuçtan birimleri sorumlu olacaktır.
11. Merkez ve taşra birimleri; emeklilik, vefat, nakil ve unvan değişikliği gibi hususları da dikkate alarak, faal durumda olan personele ilişkin bilgileri ilgili programdaki bilgisayar kayıtlarından en geç 10 Şubat 2014 tarihine kadar güncelleştirecekler ve bu tarihten sonra meydana gelebilecek değişiklikleri de anında bilgisayara gireceklerdir.
12. Din görevlilerinin seçiminde; % 20’sinin tecrübelilerden, % 80’inin ise tecrübesi olmayanlardan oluşturulmasına ve her bir kafiledeki din görevlilerinden en az birinin kıraat ve tilavet yönünden, bir diğerinin ise irşat yönünden ehil olmasına özen gösterilecek, bu husus yapılacak mülakatta dikkate alınacaktır.
13. Din görevlisi olarak görevlendirilmek üzere müracaat edenler ile irşat hizmetlerinde görevlendirilmek üzere müracaat eden bayan kur’an kursu öğreticilerinden, şartları tutanların Başkanlıkça 2011, 2012 veya 2013 yıllarında yapılan MBSTS sınavının hac ve umre ağırlıklı bölümünden 50 ve üzeri puan almış olup, bilahare yapılacak olan mülakat sonucunda da en az 70 ve daha yukarı puan alanlar başarılı sayılacak, görevlendirilmeler ise her iki puanın ortalamasına göre oluşturulacak listeler üzerinden en yüksek puan alandan başlamak suretiyle ihtiyaç nispetinde yapılacaktır.
14. Görevlendirmeler; personelin mülakat ve değerlendirmelerdeki başarı durumları dikkate alınarak, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün teklifi üzerine Başkanlık Makamınca yapılacaktır.
15. Aşçı, aşçı yardımcısı, yemekhane servis, yemek taşıyıcısı, mutfak ve yemekhane bulaşık personeli olarak görevlendirileceklerden bilahare sağlık kuruluşlarından alacakları “Portör” muayene belgesi isteneceğinden, söz konusu hizmetler için yapılacak müracaat ve tekliflerde bu husus göz önünde bulundurulacaktır.
16. Geçici olarak Başkanlık dışındaki kurumlarda görevli olanların, kurum değişikliği talebinde bulunanların, 2014 yılı içinde uzun süreli kursta bulunanların, kursa katılacak olanların veya kursu tamamladığı halde ataması yapılmayanların, halen askerde olanların ve yurtdışı görevleri için planlamaları yapılanların, bu talimatta belirtilen şartları taşısalar bile müracaatları kabul edilmeyecek ve teklifleri yapılmayacaktır.
17. Hangi unvanda olursa olsun daha önce görevli olarak hacca gidenler “tecrübeli olan”, hacca gitmediği halde umrede görevlendirilenler ise “tecrübesi olmayan” kategorisinde değerlendirilecektir.
18. Yurt dışından görevli olarak hacca gidenlerin gittiği yıllar gidiş sayısına dâhil edilecektir.
19. Mülakat ve değerlendirmelere ilişkin usul ve esaslar ile yer ve tarihleri bilahare bildirilecektir.
20. Organizasyonun özellik arz eden hizmet kademelerinde, ihtiyaç durumuna göre Başkanlıkça doğrudan görevlendirme de yapılabilecektir.
21. Organizasyonun her kademesinde görevlendirilecek personel, gerektiğinde Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünce belirlenecek yer, tarih ve program çerçevesinde bilgilendirme seminerlerine alınabilecektir.
22. Personel seçimine ilişkin yukarıda belirtilen kriterler 2014 yılı hac organizasyonu için geçerli olacak, bundan önceki mülakat ve değerlendirme sonuçları dikkate alınmayacaktır.
23. Son beş yıl içerisinde uyarma hariç, disiplin cezası almış olanların müracaatları alınmayacak ve teklifleri de yapılmayacaktır.
24. Bu talimatta belirtilen kriterlere göre yapılacak olan müracaat ve tekliflerin, belirlenen kriterlere uygun olup olmadığı hususu ilgili birimlerce titizlikle kontrol edildikten sonra;
a) Merkez birimleri, İl Müftülükleri, Eğitim Merkezi Müdürlükleri ve Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürlüğü, müracaat ve teklifi uygun görülecek personele ait bilgileri, bilgisayardaki “Hac Görevli Programı”na girdikten sonra, ilgililerin son 6 ay içinde çekilmiş fotoğraflarını da bilgisayar ortamında tarayarak teklif edilen görev unvanlarına göre dökümlerini ayrı ayrı alarak,
b) Eğitim Merkezi Müdürlükleri de, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görüşünü aldıktan ve aynı şekilde bilgileri programa girdikten sonra oluşturulacak listeleri ayrı ayrı hazırlayarak, en geç 25 Şubat 2014 tarihi mesai saati bitimine kadar Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğüne göndereceklerdir.
25. Bu talimatın bir sureti, ilçe müftülüklerine il müftülüklerince ivedilikle ulaştırılacak, ayrıca talimatta yer alan hususlar ilgili personele, birimlerince imza karşılığı duyurulacaktır.
Diyanet İşleri Başkanlığı 2014 Yılı Hacc’ında görevlendirilecek personele ilişkin kriterleri belirledi. Konuyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı’nın il ve ilçe müftülüklerine gönderdiği yazı şöyle:
A) Kafile başkanı olarak görevlendirileceklerde;
a) Başkanlığımız merkez ve taşra birimlerinde halen İl Müftüsü, Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, Diyanet İşleri Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, İl Müftü Yardımcısı, İlçe Müftüsü, Müdür, Vaiz, Eğitim Görevlisi, Murakıp, ayrıca dört yıllık dini yüksekokul mezunu olup, hac konusunda tecrübeli ve başarılı olduğu tespit edilenlerden APK Uzman ve Eğitim Uzmanı, Kur’an Kursu Öğreticisi ve İmam-Hatip olarak çalışıyor olmak,
b) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle Başkanlıktaki toplam hizmeti en az 7 yıl olmak,
c) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
ç) Daha önce görevli olarak gittiği hacda başarılı olup sevk ve idare yeteneğine sahip olmak,
d) 2013 yılında 3 ay ve daha uzun süreli yurt dışında, 2014 yılında ise Ramazan ayı dâhil yurt dışı veya umrede görevlendirilmemiş olmak,
e) 2013 yılı haccında kafile oluşan illerde (Acentalar dâhil), kafile sayısının 2 katı kadar, kafile oluşmayan illerde, belirtilen kriterlere haiz 1 görevlinin il müftülüklerince, merkez birimleri ile eğitim merkezi müdürlüklerinde ise yukarıdaki kriterlere haiz olanlardan uygun görülecek 2’şer personelin tespitinin yapılarak en geç 25 Şubat 2014 tarihi mesai saati bitimine kadar Başkanlığa teklifi yapılmış olmak,
B) Din Görevlisi olarak görevlendirileceklerde;
1. Kur’an Kursu Öğreticiliği, İmam-Hatiplik ve Müezzin-Kayyımlık kadrolarında fiilen çalışanlarda;
a) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle sözleşmeli statüde geçen hizmet süresi dâhil Başkanlıktaki toplam fiili hizmet süresi (askerlik, vekillik, 4/C kısmi zamanlı sözleşmeli vekillik ve SGK’da geçen süreler hariç) en az 5 yıl olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) 31 Aralık 1953 tarihinden sonra doğmuş olmak,
ç) Tecrübesi olmayanlarda, ilk defa hac organizasyonlarında görevlendirilecek olmak.
d) Tecrübeli olanlarda, hac organizasyonlarında 3 defadan fazla görevlendirilmemiş olup, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında görevli olarak hacca gitmemiş olmak,
e) Tecrübeli olan veya tecrübesi olmayanlarda; 2013 yılında 3 ay veya daha uzun süreli yurt dışı, 2014 yılında ise Ramazan ayı dâhil yurt dışı veya umrede görevlendirilmemiş olmak, (grup toplayanlar ile 2013 yılı hac organizasyonunda görevlendirilmek üzere seminere alınanlar ve planlaması yapıldığı halde kontenjan sınırlaması nedeniyle gidemeyenlerden 2014 yılı umre organizasyonunda görevlendirilenler hariç)
f) Başkanlıkça 2011, 2012 veya 2013 yıllarında yapılan MBSTS sınavının hac ve umre ağırlıklı bölümünden 50 ve üzeri puan almış olmak,
g) Müracaatların bitiminde şartları tutanlar “Hac Görevli Programı”na girilecek olup, MBSTS puanına göre, ilin hacı sayısı oranınca % 20 tecrübeli olan ve % 80 tecrübesi olmayan din görevlisi ihtiyacı da dikkate alınarak, her il için oluşturulacak puan sıralama listesi üzerinden en yüksek puan alandan başlanarak, Başkanlıkça belirlenecek oranda ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta kıraat, irşat, dini bilgi ve performans yönünden hizmetin özelliğine göre 70 ve üzeri puan almış olmak,
2. Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, Diyanet İşleri Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, İl Müftü Yardımcısı, İlçe Müftüsü, Vaiz, Eğitim Merkezi Müdürü, Eğitim Görevlisi, dini yüksek okul mezunu Uzman ile Murakıplık görevlerinde filen çalışan ve bugüne kadar hacca hiç gitmemiş olanlarda;
a) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle sözleşmeli statüde geçen hizmet süresi dâhil Başkanlıktaki toplam fiili hizmet süresi (askerlik, vekillik, 4/C kısmi zamanlı sözleşmeli vekillik ve SGK’da geçen süreler hariç) en az 3 yıl olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) 31 Aralık 1953 tarihinden sonra doğmuş olmak,
ç) 2013 yılında 3 ay ve daha uzun süreli yurt dışında, 2014 yılında ise Ramazan ayı dâhil yurt dışı veya umrede görevlendirilmemiş olmak,
Yukarıdaki şartları taşıyan personelin görevlendirmeleri hizmet yıllarına bakılarak ihtiyaç durumuna göre Başkanlıkça yapılabilecektir.
C) Bayan irşat görevlisi olarak görevlendirileceklerde;
1) Diyanet İşleri Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, İl Müftü Yardımcısı, Müdür, Vaiz ve Uzman olarak fiilen çalışanlarda;
a) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle, sözleşmeli statüde geçen hizmet süresi dâhil Başkanlıktaki toplam fiili hizmet süresi (SGK, 4/C kısmi zamanlı sözleşmeli vekillik ve fahrilikte geçen süreler hariç) en az 5 yıl olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) 2012 ve 2013 yıllarında görevli olarak hacca gitmemiş olmak,
ç) 2013 yılında 3 ay ve daha uzun süreli yurt dışında, 2014 yılında ise Ramazan ayı dâhil yurt dışı veya umrede görevlendirilmemiş olmak, (grup toplayanlar ile 2013 yılı hac organizasyonunda görevlendirilmek üzere seminere alınanlar ve planlaması yapıldığı halde kontenjan sınırlaması nedeniyle gidemeyenlerden 2014 yılı umre organizasyonunda görevlendirilenler hariç)
d) Yukarıdaki unvanlardan daha önce hacca hiç gitmemiş olanlar, Başkanlıkça belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta 70 ve üzeri puan almış olmak,
2) Bayan Kur’an Kursu Öğreticisi olarak fiilen çalışanlarda;
a) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle sözleşmeli statüde geçen hizmet süresi dâhil Başkanlıktaki toplam fiili hizmet süresi (SGK, 4/C kısmi zamanlı sözleşmeli vekillik ve fahrilikte geçen süreler hariç) en az 5 yıl olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) Hac organizasyonlarında 3 defadan fazla görevlendirilmemiş olmak,
ç) 2011, 2012 ve 2013 yıllarında görevli olarak hacca gitmemiş olmak,
d) 2013 yılında 3 ay ve daha uzun süreli yurt dışında, 2014 yılında ise Ramazan ayı dâhil yurt dışı veya umrede görevlendirilmemiş olmak, (grup toplayanlar ile 2013 yılı hac organizasyonunda görevlendirilmek üzere seminere alınanlar ve planlaması yapıldığı halde kontenjan sınırlaması nedeniyle gidemeyenlerden 2014 yılı umre organizasyonunda görevlendirilenler hariç)
e) Başkanlıkça 2011, 2012 veya 2013 yıllarında yapılan MBSTS sınavının hac ve umre ağırlıklı bölümünden 50 ve üzeri puan almış olmak,
f) Müracaatların bitiminde şartları tutanlar “Hac Görevli Programı”na girilecek olup, MBSTS puanına göre her il için oluşturulacak sıralama listesi üzerinden, ilin hacı ve kafile sayısı da dikkate alınarak, MBSTS puanına göre, Başkanlıkça belirlenecek oranda ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta kıraat, irşat, dini bilgi ve performans yönünden hizmetin özelliğine göre 70 ve üzeri puan almış olmak,
Ç) Tercüman olarak görevlendirileceklerde;
a) Halen Başkanlık merkez ve taşra birimleri ile Türkiye Diyanet Vakfı’nda çalışıyor olup, adaylığı kalkmış olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) 31 Aralık 1953 tarihinden sonra doğmuş olmak,
ç) Başvuranlardan Başkanlıkça (2011, 2012 ve 2013 yıllarında yapılan mülakatta 70 ve üzere puan alanlar hariç) belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta başarılı olmak, (70 puan alarak mülakata çağırılmasına gerek olmayanların da müracaat etmeleri gerekmektedir.)
D) Ekip personeli, idari personel, muhasebe ve bilgisayar personeli ile mubayaacı, yemekhane kontrol memuru, yemek servis personeli, depo memuru, teknisyen ve benzeri hizmetlerde görevlendirileceklerde;
a) Halen; mühendis, programcı, çözümleyici, uzman, sayman, musahhih, şef, memur, VHKİ, daktilograf ve kadro itibariyle benzeri unvanlarda çalışıyor olmak,
b) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle, toplam fiili hizmet süresi sözleşmeli statüde geçen süre dâhil (askerlik ve vekillikte geçen süreler hariç) en az 5 yıl Başkanlık teşkilatı veya Türkiye Diyanet Vakfı’nda çalışmış olup son 3 yıldır da (a) bendinde belirtilen unvanlarda çalışıyor olmak,
c) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
ç) Hac organizasyonlarında 3 defadan fazla görevlendirilmemiş olmak,
d) 31 Aralık 1953 tarihinden sonra doğmuş olmak,
e) 2012 ve 2013 yıllarında görevli olarak hacca gitmemiş olmak,
f) 2013 yılında 3 ay ve daha uzun süreli yurt dışında, 2014 yılında ise Ramazan ayı dâhil yurt dışı veya umrede görevlendirilmemiş olmak,
g) Başkanlıkça belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta başarılı olmak,
E) Aşçı olarak görevlendirileceklerde;
a) Başkanlık merkez ve taşra birimleri ile Türkiye Diyanet Vakfı’nda kadro unvanlarına bakılmaksızın 3 yıldır fiilen aşçı olarak çalışıyor olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) Başkanlıkça belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta başarılı olmak,
F) Kurum Dışından, Emekli Aşçılardan, Anadolu Otelcilik Turizm Meslek Lisesi (açık öğretim mezunları hariç), Aşçılık Meslek Yüksek Okulu veya Otelcilik ve Turizm Yüksek Okulu mezunlarından görevlendirileceklerde;
a) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
b) Anadolu Otelcilik Turizm Meslek Lisesi (açık öğretim mezunları hariç), Aşçılık Meslek Yüksek Okulu veya Otelcilik ve Turizm Yüksek Okulu mezunu erkeklerden; aşçı, aşçı yardımcısı, mutfak ve yemekhane servis personeli olarak çalışıyor olmak,
c) Kurum dışından başvuranlardan halen resmi bir kurumda çalışanların, 2014 yılı hac organizasyonunda görevlendirilmesi durumunda; görevlendirilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığına dair kurumundan alacağı muvafakat belgesini Ek-1 müracaat dilekçesine eklemiş olmak,
ç) 31 Aralık 1960 tarihinden sonra doğmuş olmak,
d) Şartları tutanların müracaatını, Ek-1 dilekçe ile en geç 19 Şubat 2014 tarihi mesai saat bitimine kadar bulunduğu yerdeki il müftülüğüne yapmış olmak,
e) Başkanlıkça belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta başarılı olmak,
G) Şoför olarak görevlendirileceklerde;
a) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle, Başkanlık merkez ve taşra birimleri ile Türkiye Diyanet Vakfı’nda (askerlik ve vekillikte geçen süreler hariç) en az 3 yıldır halen şoför olarak çalışıyor olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) 31 Aralık 1957 tarihinden sonra doğmuş olmak,
ç) 2012 ve 2013 yıllarında hacda, 2013 ve 2014 yıllarında ise umrede görevlendirilmemiş olmak,
d) Şartları tutanların tespitinin yapılarak en geç 25 Şubat 2014 tarihi mesai saati bitimine kadar Başkanlığa teklifi yapılmış olmak,
e) Başkanlıkça belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte alanlarıyla ilgili yapılacak olan pratik ve uygulamalı mülakatta başarılı olmak,
Ğ) Yardımcı Hizmetli (aşçı yardımcısı, yemek taşıyıcısı, mutfak personeli, mutfak bulaşık ve yemekhane bulaşık personeli ile çamaşırcı, ütücü) olarak görevlendirileceklerde;
a) 10 Şubat 2014 tarihi itibariyle, toplam fiili hizmet süresi (askerlik ve vekillikte geçen süreler hariç) en az 5 yıl Başkanlık teşkilatı veya Türkiye Diyanet Vakfı’nda çalışmış olup son 3 yıldır da bulunduğu unvanda çalışıyor olmak,
b) Sağlık yönünden görevli olarak hacca gitmesine mani bedeni ve psikolojik herhangi bir engeli bulunmamak,
c) 31 Aralık 1960 tarihinden sonra doğmuş olmak,
ç) Hizmetli veya kadro itibariyle benzeri unvanlarda çalışıyor olmak,
d) 2013 yılında hacda, 2014 yılında ise umrede görevlendirilmemiş olmak,
e) Şartları tutanların tespitinin yapılarak en geç 25 Şubat 2014 tarihi mesai saati bitimine kadar Başkanlığa teklifi yapılmış olmak,
f) Başkanlıkça belirlenecek ve bilahare bildirilecek yer ve tarihte yapılacak olan mülakatta başarılı olmak,
Şartları aranacaktır.
Şartları tutanlardan; (B-1) Din Görevlisi, (B-2) Hacca hiç gitmemiş (Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, Diyanet İşleri Uzmanı ve Uzman Yardımcısı, İl Müftü Yardımcısı, İlçe Müftüsü, Vaiz, Eğitim Merkezi Müdürü, Eğitim Görevlisi, dini yüksek okul mezunu Uzman, Murakıp), (C-1-2) Bayan İrşat Görevlisi (Müftü Yardımcısı, Vaiz, Uzman ve K.K.Ö), (Ç) Tercüman, (D) Ekip Personeli ve (E) Aşçı (kurum içinde çalışanlar) olanlardan müracaat edecekler; http://hac.diyanet.gov.tr adresinde bulunan “2014 yılı Hac Görevli Müracaatları” linkinden 10 - 24 Şubat 2014 tarihleri arasında T.C. Kimlik Numarası ile giriş yaparak istenilen bilgileri doldurulacaklar ve alacakları çıktıyı (Ek-1 dilekçe) ilgili müftülüklere/birimlere (TDV hariç) teslim ederek müracaatlarını yapacaklardır. İlgili müftülükler/birimler formları inceleyerek görevli programından kontrol ettikten sonra uygun ve eksiksiz olanların teklif ve müracaatlarını onaylayacaklardır.
ORTAK ŞARTLAR
1. Hac organizasyonunda önemli yeri olan ekip başkanları, ekip başkan yardımcıları, bölge, basın ve protokol sorumluları ile kiralama ekibi personeli, ilgili birim amiriyle istişare edilerek Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünce belirlenecektir.
2. Tekliflerde ve görevlendirmelerde organizasyonun hangi kademesinde olursa olsun ehil olmak şartıyla az gidenler, çok gidenlere tercih edilecektir.
3. Hac organizasyonundaki görevlendirmelerde, organizasyonun başarısı ve hizmetin kalitesi açısından personelin ehliyeti ve performansı dikkate alınacaktır.
4. Teklifler ve müracaatlar; merkezde birim amirlerince, illerde, ilçe müftülerinin tamamının katılımıyla yapılacak müşterek tespitten sonra İl müftülüklerince, eğitim merkezlerinde (Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile görüşüldükten sonra) Eğitim Merkezi Müdürlüklerince, Türkiye Diyanet Vakfı’nda ise Genel Müdürlükçe yapılacak olup, müşterek tutanağın ıslak imzalı listesi Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğüne gönderilecektir.
5. Yukarıda belirtilen görevler için şartları tutanlar, bu görevlerden ancak birine müracaat edecek veya teklif edilecektir. Ayrı ayrı görevler için müracaat kabul edilmeyecek ve teklifte bulunulmayacaktır. Aksi halde bu tür müracaatların hepsi geçersiz sayılacaktır.
6. Belirlenen süre içerisinde müracaatta bulunmayan, teklifi yapılmayan, yapılacak mülakat, değerlendirme ve seminerlere katılmayan personelin daha sonraki talepleri dikkate alınmayacak ve bunlarla ilgili ek tekliflerde bulunulmayacaktır.
7. Mülakata katılacak olan personel, Kur’an-ı Kerim ile Başkanlığımız yayınları kaynak olmak üzere; İtikat, İbadet, Hac Menasiki, ihtiyaç duyulan kategorilerde Pratik Arapça, Siyer - Ahlak, Beşeri İlişkiler, İdari İşlemler ve Genel Kültür konuları yanında görev alanlarıyla ilgili hususlardan sorumlu olacaklardır.
8. Teklifler ile müracaat edenlere ilişkin listelerin Başkanlığa gönderilmesinden sonra; atama, nakil, unvan değişikliği, emeklilik, istifa, vefat gibi her hangi bir sebeple personelin durumunda meydana gelebilecek değişiklikler, anında Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bildirilecektir.
9. Müracaat eden personele ait dilekçeler, birimlerince muhafaza edilecek ve Başkanlığa sadece onaylanmış isim listeleri gönderilecektir.
10. Mülakat, değerlendirme veya seminerlerden sonra, hacda görevlendirilmelerine mani her hangi bir durumu ortaya çıkanlar ile bu talimatta belirtilen şartları taşımadığı sonradan tespit edilenlerin görevlendirilmesi yapılmayacak, yapılmışsa iptal edilecektir. Bu durumda olanlar ivedi Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bildirilecek, aksi halde doğacak sonuçtan birimleri sorumlu olacaktır.
11. Merkez ve taşra birimleri; emeklilik, vefat, nakil ve unvan değişikliği gibi hususları da dikkate alarak, faal durumda olan personele ilişkin bilgileri ilgili programdaki bilgisayar kayıtlarından en geç 10 Şubat 2014 tarihine kadar güncelleştirecekler ve bu tarihten sonra meydana gelebilecek değişiklikleri de anında bilgisayara gireceklerdir.
12. Din görevlilerinin seçiminde; % 20’sinin tecrübelilerden, % 80’inin ise tecrübesi olmayanlardan oluşturulmasına ve her bir kafiledeki din görevlilerinden en az birinin kıraat ve tilavet yönünden, bir diğerinin ise irşat yönünden ehil olmasına özen gösterilecek, bu husus yapılacak mülakatta dikkate alınacaktır.
13. Din görevlisi olarak görevlendirilmek üzere müracaat edenler ile irşat hizmetlerinde görevlendirilmek üzere müracaat eden bayan kur’an kursu öğreticilerinden, şartları tutanların Başkanlıkça 2011, 2012 veya 2013 yıllarında yapılan MBSTS sınavının hac ve umre ağırlıklı bölümünden 50 ve üzeri puan almış olup, bilahare yapılacak olan mülakat sonucunda da en az 70 ve daha yukarı puan alanlar başarılı sayılacak, görevlendirilmeler ise her iki puanın ortalamasına göre oluşturulacak listeler üzerinden en yüksek puan alandan başlamak suretiyle ihtiyaç nispetinde yapılacaktır.
14. Görevlendirmeler; personelin mülakat ve değerlendirmelerdeki başarı durumları dikkate alınarak, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün teklifi üzerine Başkanlık Makamınca yapılacaktır.
15. Aşçı, aşçı yardımcısı, yemekhane servis, yemek taşıyıcısı, mutfak ve yemekhane bulaşık personeli olarak görevlendirileceklerden bilahare sağlık kuruluşlarından alacakları “Portör” muayene belgesi isteneceğinden, söz konusu hizmetler için yapılacak müracaat ve tekliflerde bu husus göz önünde bulundurulacaktır.
16. Geçici olarak Başkanlık dışındaki kurumlarda görevli olanların, kurum değişikliği talebinde bulunanların, 2014 yılı içinde uzun süreli kursta bulunanların, kursa katılacak olanların veya kursu tamamladığı halde ataması yapılmayanların, halen askerde olanların ve yurtdışı görevleri için planlamaları yapılanların, bu talimatta belirtilen şartları taşısalar bile müracaatları kabul edilmeyecek ve teklifleri yapılmayacaktır.
17. Hangi unvanda olursa olsun daha önce görevli olarak hacca gidenler “tecrübeli olan”, hacca gitmediği halde umrede görevlendirilenler ise “tecrübesi olmayan” kategorisinde değerlendirilecektir.
18. Yurt dışından görevli olarak hacca gidenlerin gittiği yıllar gidiş sayısına dâhil edilecektir.
19. Mülakat ve değerlendirmelere ilişkin usul ve esaslar ile yer ve tarihleri bilahare bildirilecektir.
20. Organizasyonun özellik arz eden hizmet kademelerinde, ihtiyaç durumuna göre Başkanlıkça doğrudan görevlendirme de yapılabilecektir.
21. Organizasyonun her kademesinde görevlendirilecek personel, gerektiğinde Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünce belirlenecek yer, tarih ve program çerçevesinde bilgilendirme seminerlerine alınabilecektir.
22. Personel seçimine ilişkin yukarıda belirtilen kriterler 2014 yılı hac organizasyonu için geçerli olacak, bundan önceki mülakat ve değerlendirme sonuçları dikkate alınmayacaktır.
23. Son beş yıl içerisinde uyarma hariç, disiplin cezası almış olanların müracaatları alınmayacak ve teklifleri de yapılmayacaktır.
24. Bu talimatta belirtilen kriterlere göre yapılacak olan müracaat ve tekliflerin, belirlenen kriterlere uygun olup olmadığı hususu ilgili birimlerce titizlikle kontrol edildikten sonra;
a) Merkez birimleri, İl Müftülükleri, Eğitim Merkezi Müdürlükleri ve Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürlüğü, müracaat ve teklifi uygun görülecek personele ait bilgileri, bilgisayardaki “Hac Görevli Programı”na girdikten sonra, ilgililerin son 6 ay içinde çekilmiş fotoğraflarını da bilgisayar ortamında tarayarak teklif edilen görev unvanlarına göre dökümlerini ayrı ayrı alarak,
b) Eğitim Merkezi Müdürlükleri de, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görüşünü aldıktan ve aynı şekilde bilgileri programa girdikten sonra oluşturulacak listeleri ayrı ayrı hazırlayarak, en geç 25 Şubat 2014 tarihi mesai saati bitimine kadar Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğüne göndereceklerdir.
25. Bu talimatın bir sureti, ilçe müftülüklerine il müftülüklerince ivedilikle ulaştırılacak, ayrıca talimatta yer alan hususlar ilgili personele, birimlerince imza karşılığı duyurulacaktır.
4 Ocak 2014 Cumartesi
Fethullah Gülen'in mektubu aşağıdaki satırlardan oluşuyor:
İŞTE O MEKTUBUN İÇERİĞİ
Fethullah Gülen'in mektubu aşağıdaki satırlardan oluşuyor:
*Adanmış ruhların faaliyetlerini ve müesseselerini, -başkaları “Hizmet”, “Hareket”, “Cemaat” veya “Câmia” gibi farklı isimlendirmelerde bulunsalar da- her tür, her anlayış, her renk ve her desenden insanın (camide bir araya gelip beraberce saf tutan inananlar misillü) bir makuliyette ve bir mantıkiyette buluşmalarının neticesi olarak gördüğünü.. ve hedef alınması karşısında çok mahzun olduğunu;
*Daha dershaneler meselesinin konuşulduğu ilk günlerde ricâl-i devlete değişik vesilelerle milletimiz için faydalı gördüğümüz müesseselerin kapatılmamasını ve mevcut halleriyle misyonlarını ifa etmeyi sürdürmesini arzuladığımız hususunun iletildiğini;
*Hizmet gönüllülerinin genel ve sosyal medya aracılığıyla elden geldiğince nezaket çerçevesinde kendilerini ifade etmelerinin ortaya atılan itham ve iftiralar neticesinde başladığını ve bu hususta kanunlar çerçevesinde hukukun gereklerinin seslendirildiğini; fakat, zamanla içtimai hayat içinde bir çok insanın hadiseye dahil olması neticesinde maalesef yer yer nezaket ölçülerinin dışına çıkan bir üslup ile çok çirkin söz ve karşılıklı isnatların gündemde olduğunu;
*Kendisinin, devletin kanun çerçevesinde yürüyen işleyişi hususunda emir verme, müdahale etme ya da memurları bir noktaya sevk etme konumunda asla bulunmadığını;
*Bununla birlikte, sohbetlerinde tansiyonun düşürülmesi adına dost, muhip ve sevenlerine itidal tavsiye edeceğini; özellikle bir kesim medya kuruluşlarında kara propaganda sayılabilecek yayınların sona ermesini arzuladığını; bu konuda kendisinin elinden geleni yapacağını; Cumhurbaşkanımızın da ciddi etkili adımlar atacağına ve samimi gayretlerle yeniden akl-ı selime dönüşün sağlanacağına inandığını;
*Kanunların belirlediği vazifeleri yine kanunlar çerçevesinde yerine getiren memurînin sırf belli bir yere nispet edilerek engellenmesini ve hatta süreçle hiçbir ilgisi olmadığı halde yine aynı nispete dayandırılarak tasfiyelerin (daha doğrusu kıyımların) yapılmasını üzüntüyle izlediğini;
*Devlet memurlarının üzerlerine gidip onları vazifelerini yapmaktan men etme ve masum vatan evladını sadece belli bir yere nispet ederek tasfiyeye/kıyıma tabi tutma konusunda kendisi ve sevenleri sussa bile maşeri vicdanın susmayacağını;
*Şimdiye kadar hayatın değişik alanlarında yalnızca “falan yere müntesip, falancı.. filancı..” görüldüğünden dolayı mağduriyete uğramış pek çok insanın gelip gözyaşı döktüğüne şahit olduğunu; fakat bunları hiç dillendirmediği gibi o insanlara da sabır ve vifak tavsiye ettiğini;
*Dünyanın dört bir tarafına dağılmış ve Allah’ın inayetiyle, kıymetli dostların himmet ve himayesiyle sürekli genişleyen Hizmet hareketinin -maalesef- önünü kesmeye matuf gayretlerin aşikar hale geldiğini; bu yakışıksız engelleme faaliyetlerinin -önceden olmamakla birlikte- hareketin büyümesi ve genişlemesiyle eş zamanlı olarak arttığını;
*Ayrımcılık ve meşrepçilik gibi hatarlı düşünce ve çirkin işlerin önü alınmazsa yarın Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri muhiblerinin, Süleyman Efendi’nin talebelerinin, İlim Yayma Cemiyeti’nin, Menzil mensuplarının ve diğer meşreplerin/mesleklerin de aynı muameleye maruz kalacaklarını;
*Kendisinin ve sevenlerinin dün neredeyse şu yaklaşan seçim sürecinde de aynı yerde ve çizgide durduğunu;
*Hep sulh ve huzurun, ittihad ve ittifakın, uhuvvet ve hulletin yanında yer almaya, kendisine sevgi duyanları da bu yönde teşvik etmeye çalıştığını; gözünde ahiretin tüllenip durduğu şu yaşından sonra da başka bir sevda, düşünce ve emelinin olamayacağını;
*Bundan sonra da arkadaşlarına, dostlarına ve sevenlerine itidal tavsiye ederek huzurun temini adına elinden geleni yapmaya çalışacağını ve her zaman sulhun takipçisi/destekçisi olacağını..
Fethullah Gülen'in mektubu aşağıdaki satırlardan oluşuyor:
*Adanmış ruhların faaliyetlerini ve müesseselerini, -başkaları “Hizmet”, “Hareket”, “Cemaat” veya “Câmia” gibi farklı isimlendirmelerde bulunsalar da- her tür, her anlayış, her renk ve her desenden insanın (camide bir araya gelip beraberce saf tutan inananlar misillü) bir makuliyette ve bir mantıkiyette buluşmalarının neticesi olarak gördüğünü.. ve hedef alınması karşısında çok mahzun olduğunu;
*Daha dershaneler meselesinin konuşulduğu ilk günlerde ricâl-i devlete değişik vesilelerle milletimiz için faydalı gördüğümüz müesseselerin kapatılmamasını ve mevcut halleriyle misyonlarını ifa etmeyi sürdürmesini arzuladığımız hususunun iletildiğini;
*Hizmet gönüllülerinin genel ve sosyal medya aracılığıyla elden geldiğince nezaket çerçevesinde kendilerini ifade etmelerinin ortaya atılan itham ve iftiralar neticesinde başladığını ve bu hususta kanunlar çerçevesinde hukukun gereklerinin seslendirildiğini; fakat, zamanla içtimai hayat içinde bir çok insanın hadiseye dahil olması neticesinde maalesef yer yer nezaket ölçülerinin dışına çıkan bir üslup ile çok çirkin söz ve karşılıklı isnatların gündemde olduğunu;
*Kendisinin, devletin kanun çerçevesinde yürüyen işleyişi hususunda emir verme, müdahale etme ya da memurları bir noktaya sevk etme konumunda asla bulunmadığını;
*Bununla birlikte, sohbetlerinde tansiyonun düşürülmesi adına dost, muhip ve sevenlerine itidal tavsiye edeceğini; özellikle bir kesim medya kuruluşlarında kara propaganda sayılabilecek yayınların sona ermesini arzuladığını; bu konuda kendisinin elinden geleni yapacağını; Cumhurbaşkanımızın da ciddi etkili adımlar atacağına ve samimi gayretlerle yeniden akl-ı selime dönüşün sağlanacağına inandığını;
*Kanunların belirlediği vazifeleri yine kanunlar çerçevesinde yerine getiren memurînin sırf belli bir yere nispet edilerek engellenmesini ve hatta süreçle hiçbir ilgisi olmadığı halde yine aynı nispete dayandırılarak tasfiyelerin (daha doğrusu kıyımların) yapılmasını üzüntüyle izlediğini;
*Devlet memurlarının üzerlerine gidip onları vazifelerini yapmaktan men etme ve masum vatan evladını sadece belli bir yere nispet ederek tasfiyeye/kıyıma tabi tutma konusunda kendisi ve sevenleri sussa bile maşeri vicdanın susmayacağını;
*Şimdiye kadar hayatın değişik alanlarında yalnızca “falan yere müntesip, falancı.. filancı..” görüldüğünden dolayı mağduriyete uğramış pek çok insanın gelip gözyaşı döktüğüne şahit olduğunu; fakat bunları hiç dillendirmediği gibi o insanlara da sabır ve vifak tavsiye ettiğini;
*Dünyanın dört bir tarafına dağılmış ve Allah’ın inayetiyle, kıymetli dostların himmet ve himayesiyle sürekli genişleyen Hizmet hareketinin -maalesef- önünü kesmeye matuf gayretlerin aşikar hale geldiğini; bu yakışıksız engelleme faaliyetlerinin -önceden olmamakla birlikte- hareketin büyümesi ve genişlemesiyle eş zamanlı olarak arttığını;
*Ayrımcılık ve meşrepçilik gibi hatarlı düşünce ve çirkin işlerin önü alınmazsa yarın Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri muhiblerinin, Süleyman Efendi’nin talebelerinin, İlim Yayma Cemiyeti’nin, Menzil mensuplarının ve diğer meşreplerin/mesleklerin de aynı muameleye maruz kalacaklarını;
*Kendisinin ve sevenlerinin dün neredeyse şu yaklaşan seçim sürecinde de aynı yerde ve çizgide durduğunu;
*Hep sulh ve huzurun, ittihad ve ittifakın, uhuvvet ve hulletin yanında yer almaya, kendisine sevgi duyanları da bu yönde teşvik etmeye çalıştığını; gözünde ahiretin tüllenip durduğu şu yaşından sonra da başka bir sevda, düşünce ve emelinin olamayacağını;
*Bundan sonra da arkadaşlarına, dostlarına ve sevenlerine itidal tavsiye ederek huzurun temini adına elinden geleni yapmaya çalışacağını ve her zaman sulhun takipçisi/destekçisi olacağını..
MEKTUBUN TAM METNİ
"Sayın Cumhurbaşkanım,
Aziz dost, kıymetli insan,
Saygıdeğer Abdullah Gül Beyefendi,
En içten hürmetlerimi arz eder, gönülden selamlarımla sağlık ve afiyet üzere bulunmanızı dilerim.
Ülkemizin ve milletimizin huzurunu kaçıran her hadisenin Zat-ı alilerinizi ne kadar üzdüğünün/üzeceğinin idrakinde olarak, aynı hüznü paylaştığımı ifade etmek istiyorum.
Başkaları "Hizmet”, "Hareket”, "Cemaat” veya "Camia” gibi farklı isimlendirmelerde bulunsalar da aslında her tür, her anlayış, her renk ve her desenden insanın (camide bir araya gelip beraberce saf tutan inananlar misüllü) bir makuliyette ve bir mantıkiyette buluşmalarının şahs-ı manevisi olarak gördüğüm adanmış ruhların faaliyetlerinin ve müesseselerinin hedef alınması karşısında çok mahzunum.
Daha dershaneler meselesinin konuşulduğu ilk günlerde sayın Başbakanımıza da değişik vesilelerle ifade edildi; milletimiz için faydalı gördüğümüz müesseselerin kapatılmamasını ve mevcut halleriyle misyonlarını ifa etmeyi sürdürmesini arzuladığımız hususu kendilerine iletildi. Bu hareketin gönüllülerinin genel ve sosyal medya aracılığıyla elden geldiğince nezaket çerçevesinde kendilerini ifade etmelerinin ortaya atılan itham ve iftiralar neticesinde başladığı kamuoyunun malumu. Bu hususta kanunlar çerçevesinde hukukun gereklerinin seslendirildiğini düşünüyorum. Zamanla içtimai hayat içinde birçok insanın hadiseye dahil olması neticesinde maalesef yer yer nezaket ölçülerinin dışına çıkan bir üslup ile çok çirkin söz ve karşılıklı isnatların gündemde olması hasebiyle bunun önüne geçilmesi gerektiği akl-ı selim sahiplerinin öncelikli bir zaruret olarak gördüğü bir husus. Özellikle bir kesim medya kuruluşlarında kara propaganda sayılabilecek yayınlar sonar ererse, dost ve arkadaşlarımın da sükutu tercih edecekleri kanaatindeyim. Fakir'in de bu meselenin önünü kesmek için elinden geleni yapacağını bilmenizi isterim. Sürekli çirkin şeyler neşreden bir kesimin o kötü neşriyatının durması hususunda Zat-ı alinizin de ciddi etkili adımlar atacağınıza, yeniden akl-ı selime dönüşü sağlayacağınıza inanıyorum ve sizden bunu kemal-i samimiyetle istirham ediyorum.
Muhterem efendim,
Devletin kanun çerçevesinde yürüyen işleyişi hususunda emir verme, müdahale etme ya da memurları bir noktaya sevk etme konumunda bulunmadığım Zat-ı alinizin malumudur. Bununla birlikte, sohbetlerimde tansiyonun düşürülmesi adına dost, muhip ve sevenlerimize itidal tavsiye etmemin faydalı olacağı kanaatine sahip iseniz, bu hususta elimden gelen gayreti ortaya koymaya amadeyim.
Medyadan takip ettiğim kadarıyla, kamuoyunun da vakıf bulunduğu işleyen hukuki bir vetire ile ilgili olarak, bir taraftan, görevliler kanunlar çerçevesinde vazifelerinin gereğini yerine getirerek suçluları tesbit etmeye ve haklarında işlem yapmaya çalışıyorlar. Diğer taraftan, bu konuda sadece görevlerini yapmakla meşgul bulunan veya herhangi bir şey yapmasa da başka illerde olan bazı kimseler hakkında belli bir itham olmadan işlem yapılıyor. Kanunların belirlediği vazifeleri yine kanunlar çerçevesinde yerine getiren memurinin sırf belli bir yere nispet edilerek engellendiğini ve hatta süreçle hiçbir ilgisi olmadığı halde yine aynı nispete dayandırılarak tasfiyelerin (daha doğrusu kıyımların) yapıldığını üzüntüyle izlemekteyim.
Devlet memurlarının üzerlerine gidip onları vazifelerini yapmaktan men etme ve masum vatan evladını sadece belli bir yere nispet ederek tasfiye/kıyıma tabi tutma konusunda biz sussak bile zannederim maşeri vicdan susmayacaktır.
Sayın Cumhurbaşkanım
Ayrıca, kamu kurumlarına giriş mülakatlarında ciddi bir eleme gayreti bulunduğu dillendiriliyor. Şu anda da eskiden beri olduğu gibi bazı insanlar hakkında "Şu cemaatten, bu tarikattan; şu dershaneye gitmiş, bu okuldan mezun olmuş!” denilerek bilgi toplama ve engelleme yapıldığı ifade ediliyor. Bu haksız uygulamanın sadece genel müdür, müdür veya emniyet amiri konumunda da kalmadığı, ta memurlara kadar inmiş bulunduğu söyleniyor. Şimdiye kadar hayatın değişik alanlarında yalnızca "falan yere müntesip, falancı, filancı..” görüldüğünden dolayı mağduriyete uğramış pek çok insanın yanımda gözyaşı döktüğüne şahit oldum. Fakat ben bunları hiç dillendirmediğim gibi o insanlara da sabır ve vifak tavsiye ettim. Belli bir yere nispet edilerek engellenen bu vatan evladı yakın çevrelerine, nazları geçen kimselere de üzülerek hislerini dile getirmekte, içlerini dökmektedirler. Bu ülkenin öz evladı, masum Anadolu insanlarının bir kısım kara listelere kaydedilmesine ve önlerinin kesilmesine matuf gayretlerin artık bütünüyle sona ermesi gereği kanaatindeyim.
Dünyanın dört bir tarafına dağılmış ve Allah'ın inayeti, Zat-ı devletleriniz gibi kıymetli dostların himmet ve himayesiyle sürekli genişleyen hizmet hareketinin –maalesef- önünü kesmeye matuf gayretler olduğu aşikar hale geldi. Bu yakışıksız engelleme faaliyetlerinin –önceden olmamakla birlikte- hareketin büyümesi ve genişlemesiyle eş zamanlı olarak arttığı görülmektedir. Böyle hatarlı düşünce ve çirkin işlerin önü alınmazsa yarın Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri muhiblerinin, Süleyman Efendi'nin talebelerinin, İlim Yayma Cemiyeti'nin, Menzil mensuplarının ve diğer meşreplerin/mesleklerin de aynı muameleye maruz kalmayacağı nasıl söylenebilir?!.
Kıymetli efendim,
Göndermek lütfunda bulunduğunuz kıymetli misafirin aktardığı hususları dikkate alarak ifade etmeliyim ki, dün neredeysek şu yaklaşan seçim sürecinde de aynı yerde ve çizgide duruyoruz. Diyaloğa her zaman açık bulunduğumuzu, binaenaleyh Zat-ı alilerinizin ve sayın Başbakanın ortak tensiplerini tensibimiz sayacağımızı da belirtmek isterim. Bahse konu hususların sayın Başbakanla da paylaşılmasını arzu ederim.
Hayatını dinine, milletine ve insanlığa adama gayretindeki bir kardeşiniz olarak bütün samimiyetimle ifade etmeliyim ki, hep sulh ve huzurun, ittihad ve ittifakın, uhuvvet ve hulletin yanında yer almaya, Fakir'e sevgi duyanları da bu yönde teşvik etmeye çalıştım. Gözümde ahiretin tüllenip durduğu şu yaşımdan sonra da başka bir sevdam, düşüncem ve emelim olamaz. Devlet büyüklerimizin uzatacakları dostluk ellerini mutlaka tutacağımızı, bize karşı samimiyetle atılan her adıma –ilahi ahlaka iktidaen- on katıyla mukabelede bulunacağımızı, arkadaşlarımıza, dostlarımıza ve sevenlerimize itidal tavsiye ederek huzurun temini adına elimizden geleni yapmaya çalışacağımızı ve her zaman sulhun takipçisi/destekçisi olacağımızı arz ederim.
Bu vesileyle, Zat-ı alilerinize, saygıdeğer Hayrünnisa Hanımefendi'ye ve saadetli ailenizin diğer fertlerine selam ve hürmetlerimi sunarım.
M. Fethullah Gülen.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hakkımda
- VAHDEDDİN HOCA
- https://www.facebook.com/VAHDED.HOCA SİTEMİZİ ZİYARET EDİP ÜYE OLURSANIZ ÇALIŞMALARIMIZA DESTEK VERMİŞ OLURSUNUZ ALLAH cc CÜMLE MÜMİNLERDEN RAZI OLSUN.







