Kışkırtıcı seksî fahişe kıyafetiyle gezen tozan kadınlar..
AKP genel başkan yardımcısı ve sözcüsü Hüseyin Çelik'in TV programı sunucusu olan Gözde Çelik'i, “dekolte” giydiği gerekçesi ile işten attırması, medyada “dekolte” ve “etik”üzerinden çeşitli tartışmalara neden oldu.
Bu tartışmalara bugün Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi de katıldı.
Eygi'nin yazısı şöyle:
"Dikkat buyurunuz, açık çağdaş kıyafetten bahs etmiyorum, son derece seksî kışkırtıcı teşhirci fahişe kıyafetinden bahs ediyorum.
Kamu alanında, hele medyada, tv ekranlarında hiçbir kimsenin kışkırtıcı seksî kıyafetlerle arz-ı endam etmeye hakkı yoktur.
Ülkemizin Müslüman çoğunluğunun iffet, hayâ, ar değerlerini ayaklar altında almak hürriyet değil, hürriyetin istismarıdır.
Kendisini çağdaş, uygar zanneden beyinsiz bir azınlığın, kışkırtıcı ve azdırıcı kıyafetlerle çoğunluğu rahatsız etmeye hakkı yoktur.
Atatürkçü geçinenlere soruyorum: M. Kemal zamanında, başları açık da olsa Türkiye kadınları fahişe kıyafetleriyle gezebilirler miydi?
Hele seksle siyaseti bir araya getirenlere ne demeli? Bayağılığın böylesi…
Kışkırtıcı seksî fahişe kıyafetiyle gezen tozan kadınlar, rahatsız edilmeye, tacize davetiye çıkartmaktadır.
Kimse çarpıtmasın, demagoji yapmasın, bendeniz normal sıradan açıkları değil, fahişe kıyafetlileri aşırıları kasd ediyorum.
Fahişe kıyafetiyle gezmek kadın haklarına, hürriyetlerine ve haysiyetlerine aykırıdır.
Hiçbir haysiyetli ve hür kadın cinsellikle, seks ile, kışkırtıcılıkla şöhret, para ve itibar kazanamaz.
Kadınları ve kızları seks aleti haline getiren zihniyetten bu ülkeye, bu halka, bu devlete iyilik gelmez, şer gelir.
Hiçbir şirret ve edepsiz azınlığın Müslümanların iffet, hayâ, namus ve şeref değerlerini yıkmaya hakkı yoktur. Onlar iffet ve hayâyı değer olarak kabul etmiyorsa, halkın çoğunluğu kabul ediyor ve onlar çoğunluğa saygı göstermek zorundadır.
İslam ergenlik yaşına gelmiş erkek çocuklarla kız çocukların birlikte okumasını kabul etmez.
İslam kız öğrencilerin mini etekli kıyafetle okula gelmesini hoş görmez.
Okullarda ve üniversitelerde prezervatif dağıtanlar ahlaklı, iffetli, hayalı, faziletli bir gençlik istemiyor. Onlar Türkiyemizi modern bir Sodom ve Gomore haline getirmek istiyor.
Onlar seks azgınlıklarını İslamı ve Müslümanları çökertmek için kullanıyor.
Müslümanlar onlardan bin kere toleranslıdır.
Başı açık kızlarla başları örtülü kızlar gayet samimî bir şekilde arkadaşlık yapabiliyor.
Tv ekranlarına çıkan çağdaş ve modern bir hanımın son derece dekolte giyinmesi yakışıksızdır.
Her şeyin bir hududu vardır."
ALINTI
AYET-İ KERİME
25 Aralık 2014 Perşembe
23 Mayıs 2014 Cuma
KANSER YADA ÇÜRÜMEK NERELERDE NE KADAR
Türkiye'de 10 Yılda Kanser Sayısı Rekor Düzeyde Arttı
Sağlık Bakanı, 2002 yılı kanser insidansı yüz binde 173 olup, ülke genelinde beklenen kanserli hasta sayısının da 120 bin olduğunu söyledi. Sağlık Bakanı, TÜİK'in 2002 istatistiklerine göre Türkiye'de toplam 175 bin 434 kişinin ölüm kayıtlarının mevcut olduğunu, kanserden ölen kişi sayısının ise 25 bin 475 olduğunu ifade etti. Sağlık Bakanı, TÜİK'in 2012 istatistiklerine göre Türkiye'de kanserden ölen kişi sayısının 69 bin 269 olduğunu belirtti.184 BİN YENİ KANSER OLGUSU BEKLENMEKTEBakan Müezzinoğlu, 2013 veri toplama çalışmaların devam ettiğini, projeksiyon değerlerine göre yaklaşık 184 bin yeni kanser olgusu beklendiğini kaydetti.ERKEKLERDE ÖLÜM ORANI DAHA FAZLA Sağlık Bakanı, bunların kanser türlerine ait dağılımına ilişkin de bilgi verdi. Buna göre iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde 44 bin 924 erkek, 24 bin 345 kadın olmak üzere toplam 69 bin 269 kişi hayatını kaybetti. Kötü huylu tümörlerde 44 bin 105 erkek, 23 bin 672 kadın olmak üzere toplam 67 bin 777. En yüksek oran ise 21 bin 431 ile gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümörü oluşturuyor. Bunu midenin kötü huylu tümörü, lenfoid ve hematopoetik kötü huylu tümör izliyor.TÜTÜN KULLANIMI VE OBEZİTE SALGINI Sağlık Bakanı, Dünya Sağlık Örgütü'ne göre kanser hastalığında görülen bu artışın üç temel sebebinin yaşlı nüfusta meydana gelen artış, tütün kullanımı ve obezite salgını olduğunu belirterek, "Ülkemizde, bunların yanı sıra kanser kayıtçılığında yapılan iyileştirmelerle daha önce kaydedilmeyen vakaların kayda alınması da kanser istatistiklerinde artışın bir diğer sebebidir" dedi.REKOR Ege'DE, EN AZ RİSKLİ YER GÜNEYDOĞU Sağlık Bakanı, 2012 yılına ait bölgelere ait kanser ölüm verileri hakkında da bilgi verdi. Buna göre kanser kaba ölüm hızı Marmara Bölgesinde yüz binde 109,24, Ege Bölgesinde yüz binde 111,68, İç Anadolu Bölgesinde yüz binde 98,37, Karadeniz Bölgesinde yüz binde 110,13, Akdeniz Bölgesinde yüz binde 74,25, Doğu Anadolu Bölgesinde yüz binde 53,7 Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yüz binde 35,5.
Sağlık Bakanı, 2002 yılı kanser insidansı yüz binde 173 olup, ülke genelinde beklenen kanserli hasta sayısının da 120 bin olduğunu söyledi. Sağlık Bakanı, TÜİK'in 2002 istatistiklerine göre Türkiye'de toplam 175 bin 434 kişinin ölüm kayıtlarının mevcut olduğunu, kanserden ölen kişi sayısının ise 25 bin 475 olduğunu ifade etti. Sağlık Bakanı, TÜİK'in 2012 istatistiklerine göre Türkiye'de kanserden ölen kişi sayısının 69 bin 269 olduğunu belirtti.184 BİN YENİ KANSER OLGUSU BEKLENMEKTEBakan Müezzinoğlu, 2013 veri toplama çalışmaların devam ettiğini, projeksiyon değerlerine göre yaklaşık 184 bin yeni kanser olgusu beklendiğini kaydetti.ERKEKLERDE ÖLÜM ORANI DAHA FAZLA Sağlık Bakanı, bunların kanser türlerine ait dağılımına ilişkin de bilgi verdi. Buna göre iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde 44 bin 924 erkek, 24 bin 345 kadın olmak üzere toplam 69 bin 269 kişi hayatını kaybetti. Kötü huylu tümörlerde 44 bin 105 erkek, 23 bin 672 kadın olmak üzere toplam 67 bin 777. En yüksek oran ise 21 bin 431 ile gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümörü oluşturuyor. Bunu midenin kötü huylu tümörü, lenfoid ve hematopoetik kötü huylu tümör izliyor.TÜTÜN KULLANIMI VE OBEZİTE SALGINI Sağlık Bakanı, Dünya Sağlık Örgütü'ne göre kanser hastalığında görülen bu artışın üç temel sebebinin yaşlı nüfusta meydana gelen artış, tütün kullanımı ve obezite salgını olduğunu belirterek, "Ülkemizde, bunların yanı sıra kanser kayıtçılığında yapılan iyileştirmelerle daha önce kaydedilmeyen vakaların kayda alınması da kanser istatistiklerinde artışın bir diğer sebebidir" dedi.REKOR Ege'DE, EN AZ RİSKLİ YER GÜNEYDOĞU Sağlık Bakanı, 2012 yılına ait bölgelere ait kanser ölüm verileri hakkında da bilgi verdi. Buna göre kanser kaba ölüm hızı Marmara Bölgesinde yüz binde 109,24, Ege Bölgesinde yüz binde 111,68, İç Anadolu Bölgesinde yüz binde 98,37, Karadeniz Bölgesinde yüz binde 110,13, Akdeniz Bölgesinde yüz binde 74,25, Doğu Anadolu Bölgesinde yüz binde 53,7 Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yüz binde 35,5.
13 Mayıs 2014 Salı
CAMİ Çamlıca Cami CAMİ
CEBRAİL
AZRAİL
MİKAİL
İSRAFİL
4/4 LÜK İSİM BÖYLEDİR 5. İBLİS TIRR.. UYANIK OLUNUZ!
CAMİ
Tarih ve kültür şehri İstanbul’da yapımına 9 ay önce başlanan Çamlıca Cami Cami inşaatının yüzde 50’lik kısmı tamamlandı. Manzarası ile ziyaretçilerini şimdiden büyüleyen cami yaklaşık 50 bin bin kişilik olarak planlanıyor. Havadan ilk kez görüntülenen cami inşaatından işçiler hız kesmeden çalışıyor. Sabah erken saatlerde mesaiye başlayan işçiler, akşam saatlerinde kadar ter döküyor.Geleneksel anlamda, külliyenin camiden öte bir yapı olduğuna dikkat çeken İstanbul Cami ve Cami ve Eğitim Kültür Hizmetleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı “Cami de bu külliyenin ana parçalarından birisi. Camimiz bir dönem eseri olarak planlanıyor. Tıpkı dünün tarihi eserlerini geleceğe taşımakla yükümlü olduğumuz gibi, bizden sonraki kuşaklarda bu camiyi tarihi eser olarak addederek, daha sonraki kuşaklara taşıyacaklarını ümit ettiğimiz bir eser yapıyoruz. Camimiz Cumhuriyet döneminde yapılmış en büyük cami olacak. Teorik olarak 37 bin 500 erkek ama sert zeminleri de dikkate aldığımız zaman 50-60 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği şekilde planlıyoruz” dedi.
"250 ERKEK ÇALIŞIYOR"
Cami inşaatının yüzde 50’sinin tamamlandığına dikkat çeken Külünk, “Çok kısa zaman sonra cami bloğumuzun inşaatına başlayacağız. Aynı anda burada 250’nin üzerinde insanla çalışarak bu işi ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Yaklaşık 30-40 kişilik bir teknik ekibimiz var” diye konuştu.
MİNARELER GÖZÜKTÜ
Minarelerinden en başından beri gözüktüğünü ifade eden Külünk, “Lakin minareler inşaat bloğumuza bağlı olduğu için sizler fark edemiyordunuz. Fakat şimdi 1 numaralı minaremizin 7-8 kütükten, yuvarlak bölüme geçişi olan kalıbını yaptık. Betonunu dökmek üzereyiz. Ondan sonra kalıbını yaptık. Betonunu dökmek üzereyiz. Ondan sonra çelik kalıplarla minarenin gövdesini yapmaya başlayacağız” şeklinde konuştu.
“1 TEMMUZ 2016 KADİR GECESİ AÇMAYI HEDEFLİYORUZ"
Çamlıca Camii’ni 1 Temmuz 2016 günü açmayı planladıklarını söyleyen Ergin Külünk, “1 Temmuz 2016 Cuma günü Kadir Gecesi’nde kimse bir yere randevu vermesin. Cuma namazından birkaç saat önce Çamlıca Tepesi’ne bekliyoruz. Başbakanımız bizim manevi hamimiz. Kendileri fırsat buldukça bizi ziyaret ediyorlar. Onun dışında da sürekli kendilerine bilgi aktarımı yapıyoruz. Camimizle ilgili tüm bilgileri güncel olarak kendisine arz ediyoruz” dedi.
9 BIN 500 ton DEMİR KULLANILDI
Öte yandan, cami inşaatında bugün kadar 9 bin 500 ton demir kullanıldığı öğrenildi. 72 bin metreküp beton dökülürken, 140 bin beton dökülürken, 140 bin metrekare kalıp yapıldı. İnşaat alanından ise 700 bin metreküp hafriyat kaldırıldı.
7 Mayıs 2014 Çarşamba
ŞEYH NAZIM KIBRISİ
Birçok ülkede müritleri bulunan Nakşibendi tarikatı lideri Şeyh Nazım Kıbrısi yaşamını yitirdi.
Akciğer ve böbrek yetmezliği teşhisiyle Yakın Doğu Hastanesi’nde bir süredir tedavi gören 92 yaşındaki Şeyh Nazım Kibrisi, bu sabah hayatını kaybetti.
Akciğer ve böbrek yetmezliği teşhisiyle Yakın Doğu Hastanesi’nde bir süredir tedavi gören 92 yaşındaki Şeyh Nazım Kibrisi, bu sabah hayatını kaybettiği iddiası gerçek dışı çıktı.
Akciğer ve böbrek yetmezliği teşhisiyle Yakın Doğu Hastanesi'nde bir süredir tedevi gören 92 yaşındaki Şeyh Nazım Kibrisi'nin durumunun çok ağırlaştığı belirtildi.
ŞEYH NAZIM KIBRISİ'NİN SAĞLIK DURUMU
Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Şeyh Nazım olarak bilinen 91 yaşındaki Nazım Kıbrısi'nin sağlık durumunun "kritik" olduğunu açıkladı. YDÜ Başhekimi Sevim Erkmen, 17 Nisan'da beri yoğun bakım ünitesinde tedavisi devam eden Kıbrısi'nin, yapılan tüm tetkik ve tedavilere rağmen var olan kronik karaciğer yetmezliğinin de etkisiyle üç günden beri durumunun daha da ağırlaştığını belirtti. Dr. Erkmen, "Şeyh Kıbrısi'nin şuuru kapanmış ve tüm destekleyici tedavilere rağmen tansiyon düşüklüğü devam etmekle birlikte, hayati tehlikesi sürmektedir. Kamuoyunda çıkan haberler üzerine açıklama yapılma gereği duyulmuştur" dedi. YDÜ Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Savaşan da solunum yetmezliği sorunu ile YDÜ Hastanesi'ne kaldırılan Nazım Kıbrısi'nin durumunun "kritik" olduğunu söyledi. Nazım Kıbrısi'nin öldüğüne ilişkin haberlerin doğru olmadığını ifade eden Savaşan, Kıbrısi'nin hayati tehlikesinin sürdüğünü, tedavisinin devam ettiğini belirtti. Savaşan, Kıbrısi'nin üniversite hastanesinde halen yoğun bakım ünitesinde tedavisinin devam ettiğini vurguladı. Nazım Kıbrısi, solunum ve kalp yetmezliği nedeniyle 17 Nisan'da YDÜ Hastanesine kaldırılmıştı. KKTC'de yaşayan ve Nakşibendi şeyhi olan Nazım Kıbrısi'nin dünyanın birçok ülkesinde müritleri bulunuyor.
Dünya üzerindeki yüz binlerce müridi nedeniyle Kıbrıs’ın en ünlü isimleri arasında yer alan Nakşıbendi tarikatının şeyhi Nazım Kıbrısi, uzun süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Sabah saatlerinde vücut fonksiyonlarını yitirdiği öğrenilen 92 yaşındaki Şeyh Nazım, saat 13.30’da yaşamını yitirdi. Şeyh Nazım'ın, KKTC'nin başkenti Lefkoşa’daki Selimiye Camii’nde düzenlenen cenaze törenine büyük katılım oldu.
RABBİM CÜMLE MÜMİNLERE RAHMET ETSİN
Akciğer ve böbrek yetmezliği teşhisiyle Yakın Doğu Hastanesi’nde bir süredir tedavi gören 92 yaşındaki Şeyh Nazım Kibrisi, bu sabah hayatını kaybetti.
Akciğer ve böbrek yetmezliği teşhisiyle Yakın Doğu Hastanesi’nde bir süredir tedavi gören 92 yaşındaki Şeyh Nazım Kibrisi, bu sabah hayatını kaybettiği iddiası gerçek dışı çıktı.
Akciğer ve böbrek yetmezliği teşhisiyle Yakın Doğu Hastanesi'nde bir süredir tedevi gören 92 yaşındaki Şeyh Nazım Kibrisi'nin durumunun çok ağırlaştığı belirtildi.
ŞEYH NAZIM KIBRISİ'NİN SAĞLIK DURUMU
Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Şeyh Nazım olarak bilinen 91 yaşındaki Nazım Kıbrısi'nin sağlık durumunun "kritik" olduğunu açıkladı. YDÜ Başhekimi Sevim Erkmen, 17 Nisan'da beri yoğun bakım ünitesinde tedavisi devam eden Kıbrısi'nin, yapılan tüm tetkik ve tedavilere rağmen var olan kronik karaciğer yetmezliğinin de etkisiyle üç günden beri durumunun daha da ağırlaştığını belirtti. Dr. Erkmen, "Şeyh Kıbrısi'nin şuuru kapanmış ve tüm destekleyici tedavilere rağmen tansiyon düşüklüğü devam etmekle birlikte, hayati tehlikesi sürmektedir. Kamuoyunda çıkan haberler üzerine açıklama yapılma gereği duyulmuştur" dedi. YDÜ Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Savaşan da solunum yetmezliği sorunu ile YDÜ Hastanesi'ne kaldırılan Nazım Kıbrısi'nin durumunun "kritik" olduğunu söyledi. Nazım Kıbrısi'nin öldüğüne ilişkin haberlerin doğru olmadığını ifade eden Savaşan, Kıbrısi'nin hayati tehlikesinin sürdüğünü, tedavisinin devam ettiğini belirtti. Savaşan, Kıbrısi'nin üniversite hastanesinde halen yoğun bakım ünitesinde tedavisinin devam ettiğini vurguladı. Nazım Kıbrısi, solunum ve kalp yetmezliği nedeniyle 17 Nisan'da YDÜ Hastanesine kaldırılmıştı. KKTC'de yaşayan ve Nakşibendi şeyhi olan Nazım Kıbrısi'nin dünyanın birçok ülkesinde müritleri bulunuyor.
Dünya üzerindeki yüz binlerce müridi nedeniyle Kıbrıs’ın en ünlü isimleri arasında yer alan Nakşıbendi tarikatının şeyhi Nazım Kıbrısi, uzun süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Sabah saatlerinde vücut fonksiyonlarını yitirdiği öğrenilen 92 yaşındaki Şeyh Nazım, saat 13.30’da yaşamını yitirdi. Şeyh Nazım'ın, KKTC'nin başkenti Lefkoşa’daki Selimiye Camii’nde düzenlenen cenaze törenine büyük katılım oldu.
RABBİM CÜMLE MÜMİNLERE RAHMET ETSİN
27 Nisan 2014 Pazar
Uzayda namaz kılan ilk insan
cUzayda Namaz Kılan Astronot Konuştu!
Uzayda namaz kılan ilk insan olarak tarihe geçen Malezyalı Astronot Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, uzayın Allah’ın varlığını gösteren kanıtlarla dolu olduğunu söyledi. Tüm Üstün Zekâlılar Derneği (TÜZDER)’in davetlisi olarak İstanbul’a gelen Malezyalı Astronot Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, dün İstanbul Teknik Üniversitesi’nde konferans verdi. Türkiye’ye ikinci kez geldiğini söyleyen Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, 10 Ekim 2007’de uzaya çıkan 9. Müslüman astronot olduğunu ifade etti. 10 yaşından beri uzaya büyük bir ilgi duyduğunu belirten Malezyalı astronot, sürekli uzaya gitmenin hayalini kurduğunu, bu hayalini 35 yaşında gerçekleştirdiğini söyledi. Dr. Şüküri, 11 bin 435 kişi arasından Rusya’da eğitim almaya hak kazandığını ve 18 aylık bir eğitimden sonra uzay mürettebatına katıldığını aktardı.
ALLAH’IN VARLIĞINI DAHİ İYİ ANLADIM
12 gün kaldığı uzaydan dünyaya bakmanın çok farklı olduğunu anlatan Dr. Şüküri, “Uzaydan bakınca dünyanın ne kadar küçük olduğunu görmek Allah’ın varlığını gösteren güçlü bir kanıttır. Yıldızlara baktığınızda da Allah’ın varlığını hissediyorsunuz. Oradaki ambians bambaşka. Allah’ın büyüklüğünü hissetmeniz için sizin de gitmeniz lazım, ancak öyle anlarsınız. Anlatmak çok zordur. Keşke herkes oradan dünyaya bakıp büyük resmi görebilse. Ben videolar eşliğinde dilimin döndüğü kadar anlatmaya çalışıyorum. Nasıl bir ortam olduğunu insanlara aktarmak için çaba harcıyorum” dedi.
SİYASETÇİLERİ DE UZAYA YOLLAMALIYIZ
“Kendimi uzayda Allah’a daha yakın hissettim. Siyasetçileri de büyük fotoğrafı görmeleri için uzaya göndermeliyiz” diyen Dr. Şüküri, uzayda ezan sesini duyduğunu, bu durumu ekipteki arkadaşlarına söylediğini ancak, onların ezan sesi bilmemesi nedeniyle bu durumu fark etmediklerini düşündüğünü kaydetti.
HEM ÇALIŞTIM, HEM İBADET ETTİM
Uzayda kaldıkları sürece ekip arkadaşlarıyla uyumlu bir çalışma gösterdiklerini anlatan Malezyalı astronot Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, “Orada bir ekip olarak çalıştık. Hangi dinden, hangi milletten olursanız olun fark etmiyor. Müslüman olduğum için inancıma saygı duydular. Ekipteki arkadaşlarım namaz kılma, ibadetlerimi yerine getirme konusunda hem anlayış gösterdiler, hem de yardımcı oldular. Sıkıntı yaşamadım. Ama tabi ki uzaya asıl gidiş amacımız orada bilimsel araştırmalar ve deneyler yapmaktı. Hem çalıştım, hem ibadetlerimi yerine getirdim” diye konuştu.
DÜNYANIN MERKEZİNİN MEKKE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM
Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, namaz kılarken kıbleyi bulmakta zorluk çekip çekmedikleri sorusuna cevap verirken dikkat çekici bir öneride bulundu. Şüküri, şunları kaydetti: “Benden önce Müslüman olarak Kazakistan, İran ve Özbekistan’dan uzaya gidenler oldu. Müslümanlar için namaz önemli bir faktör. Bu nedenle uzayda da olsak namazı kılmamız gerekiyor. Uzayda abdesti teyemmüm yaparak aldım. Namaz kılarken de yerçekimi olmaması nedeniyle biraz zorlandım. Daha yavaş hareket ettim. Kıble için yüzünüzü dünyaya çevirmeniz yeterli oluyor. Malezya hükümeti âlimlere danışarak bana bir kılavuz hazırlamıştı. Kılavuzda nasıl namaz kılınacağı, nasıl abdest alınacağı, nasıl hareket edileceği yapması gerektiği şeyler yazıyordu. Kılavuzdan yararlandım. Namaz vakitlerini ise, uzaya fırlatıldığımız yeri baz alarak hesap ettik. Ben Mekke’nin zamanına göre namaz kılmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü dünyanın merkezi bence Mekke’dir.”
Uzayda namaz kılan ilk insan olarak tarihe geçen Malezyalı Astronot Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, uzayın Allah’ın varlığını gösteren kanıtlarla dolu olduğunu söyledi. Tüm Üstün Zekâlılar Derneği (TÜZDER)’in davetlisi olarak İstanbul’a gelen Malezyalı Astronot Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, dün İstanbul Teknik Üniversitesi’nde konferans verdi. Türkiye’ye ikinci kez geldiğini söyleyen Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, 10 Ekim 2007’de uzaya çıkan 9. Müslüman astronot olduğunu ifade etti. 10 yaşından beri uzaya büyük bir ilgi duyduğunu belirten Malezyalı astronot, sürekli uzaya gitmenin hayalini kurduğunu, bu hayalini 35 yaşında gerçekleştirdiğini söyledi. Dr. Şüküri, 11 bin 435 kişi arasından Rusya’da eğitim almaya hak kazandığını ve 18 aylık bir eğitimden sonra uzay mürettebatına katıldığını aktardı.
ALLAH’IN VARLIĞINI DAHİ İYİ ANLADIM
12 gün kaldığı uzaydan dünyaya bakmanın çok farklı olduğunu anlatan Dr. Şüküri, “Uzaydan bakınca dünyanın ne kadar küçük olduğunu görmek Allah’ın varlığını gösteren güçlü bir kanıttır. Yıldızlara baktığınızda da Allah’ın varlığını hissediyorsunuz. Oradaki ambians bambaşka. Allah’ın büyüklüğünü hissetmeniz için sizin de gitmeniz lazım, ancak öyle anlarsınız. Anlatmak çok zordur. Keşke herkes oradan dünyaya bakıp büyük resmi görebilse. Ben videolar eşliğinde dilimin döndüğü kadar anlatmaya çalışıyorum. Nasıl bir ortam olduğunu insanlara aktarmak için çaba harcıyorum” dedi.
SİYASETÇİLERİ DE UZAYA YOLLAMALIYIZ
“Kendimi uzayda Allah’a daha yakın hissettim. Siyasetçileri de büyük fotoğrafı görmeleri için uzaya göndermeliyiz” diyen Dr. Şüküri, uzayda ezan sesini duyduğunu, bu durumu ekipteki arkadaşlarına söylediğini ancak, onların ezan sesi bilmemesi nedeniyle bu durumu fark etmediklerini düşündüğünü kaydetti.
HEM ÇALIŞTIM, HEM İBADET ETTİM
Uzayda kaldıkları sürece ekip arkadaşlarıyla uyumlu bir çalışma gösterdiklerini anlatan Malezyalı astronot Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, “Orada bir ekip olarak çalıştık. Hangi dinden, hangi milletten olursanız olun fark etmiyor. Müslüman olduğum için inancıma saygı duydular. Ekipteki arkadaşlarım namaz kılma, ibadetlerimi yerine getirme konusunda hem anlayış gösterdiler, hem de yardımcı oldular. Sıkıntı yaşamadım. Ama tabi ki uzaya asıl gidiş amacımız orada bilimsel araştırmalar ve deneyler yapmaktı. Hem çalıştım, hem ibadetlerimi yerine getirdim” diye konuştu.
DÜNYANIN MERKEZİNİN MEKKE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM
Dr. Şeyh Muzaffer Şüküri, namaz kılarken kıbleyi bulmakta zorluk çekip çekmedikleri sorusuna cevap verirken dikkat çekici bir öneride bulundu. Şüküri, şunları kaydetti: “Benden önce Müslüman olarak Kazakistan, İran ve Özbekistan’dan uzaya gidenler oldu. Müslümanlar için namaz önemli bir faktör. Bu nedenle uzayda da olsak namazı kılmamız gerekiyor. Uzayda abdesti teyemmüm yaparak aldım. Namaz kılarken de yerçekimi olmaması nedeniyle biraz zorlandım. Daha yavaş hareket ettim. Kıble için yüzünüzü dünyaya çevirmeniz yeterli oluyor. Malezya hükümeti âlimlere danışarak bana bir kılavuz hazırlamıştı. Kılavuzda nasıl namaz kılınacağı, nasıl abdest alınacağı, nasıl hareket edileceği yapması gerektiği şeyler yazıyordu. Kılavuzdan yararlandım. Namaz vakitlerini ise, uzaya fırlatıldığımız yeri baz alarak hesap ettik. Ben Mekke’nin zamanına göre namaz kılmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü dünyanın merkezi bence Mekke’dir.”
13 Mart 2014 Perşembe
KENDİNİZE GELİN
NE O, NEDE BU, NEFSİNİZE UYMAYIN
HAK VE HAKİKATİ ÜSTÜN TUTUN
KENDİNİZİ HESAPTA KURTARIN
KİŞİLER UĞRUNA OLUR MU KAVGA?
ALLAH cc YOLUNDA CİHAD VARKEN!..
4 Mart 2014 Salı
ÇOCUĞUM DİNDEN SOĞUR HALE GELMİŞTİ İFADELERİ
Çok sayıda AK Parti milletvekilinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “çocuklarınızı o okullar ve dershanelerden alın” talimatı doğrultusunda, Gülen cemaatine ait okul ve dershanelerden çocuklarını aldığı ortaya çıktı.
AK Parti kaynaklarından edinilen bilgiye göre Erdoğan, geçen ay milletvekilleriyle gruplar halinde gerçekleştirdiği basına kapalı istişare toplantılarında, çocukları Gülen cemaatinin okul ve dershanelerinde okuyan milletvekillerinden açık bir biçimde okul ve dershaneleri değiştirmelerini istedi.
“Buralarda çocuklara beddua ettiriyorlar. Bizleri kötüleyen broşürler veriyorlar, çocuklarımıza partimiz ve sizlerin aleyhine propaganda yapıyorlar. Facebook ve twitter şifrelerini alarak kullanıyorlar” değerlendirmesini yapan Erdoğan’ın milletvekillerine net bir şekilde “Çocuklarınızı buralardan alın” uyarısında bulundu.
AK Parti yöneticileri, 17 Aralık sürecinin ardından bazı milletvekillerinin cemaat okul ve dershanelerinden çocuklarını almaya başladıklarını, Başbakan’ın istişare toplantılarındaki uyarılarının ardından okul ve dershane değiştirenlerin sayısının hızla arttığını ifade ederek, şu bilgileri verdi: “Bunların okul ve dershanelerinde çocuğu okuyan milletvekillerimizden bize de pek çok şikayet iletildi. Bazı okullarda öğretmen ve okul yönetimi AK Parti aleyhine propagandayı öylesine arttırmış ki, çocuklar aileleriyle okulları arasında kalmış. Üstelik de bu kara propagandayı dini kullanarak yapmıştır.
Okul değiştiren bazı vekillerimizden ‘Çocuğum dinden soğur hale gelmişti’ ifadelerini duyduk. Bu tarz kara propaganda yapılmayan çok az sayıdaki okulda çocuğu okuyan milletvekillerimiz ise, çocuklarının sınav takvimini de dikkate alarak, bu eğitim-öğretim yılının tamamlanmasını beklediklerini bize ilettiler. Ama onlar da önümüzdeki eğitim yılından itibaren çocuklarını başka okullara verecekler.” ALINTI
AK Parti kaynaklarından edinilen bilgiye göre Erdoğan, geçen ay milletvekilleriyle gruplar halinde gerçekleştirdiği basına kapalı istişare toplantılarında, çocukları Gülen cemaatinin okul ve dershanelerinde okuyan milletvekillerinden açık bir biçimde okul ve dershaneleri değiştirmelerini istedi.
“Buralarda çocuklara beddua ettiriyorlar. Bizleri kötüleyen broşürler veriyorlar, çocuklarımıza partimiz ve sizlerin aleyhine propaganda yapıyorlar. Facebook ve twitter şifrelerini alarak kullanıyorlar” değerlendirmesini yapan Erdoğan’ın milletvekillerine net bir şekilde “Çocuklarınızı buralardan alın” uyarısında bulundu.
AK Parti yöneticileri, 17 Aralık sürecinin ardından bazı milletvekillerinin cemaat okul ve dershanelerinden çocuklarını almaya başladıklarını, Başbakan’ın istişare toplantılarındaki uyarılarının ardından okul ve dershane değiştirenlerin sayısının hızla arttığını ifade ederek, şu bilgileri verdi: “Bunların okul ve dershanelerinde çocuğu okuyan milletvekillerimizden bize de pek çok şikayet iletildi. Bazı okullarda öğretmen ve okul yönetimi AK Parti aleyhine propagandayı öylesine arttırmış ki, çocuklar aileleriyle okulları arasında kalmış. Üstelik de bu kara propagandayı dini kullanarak yapmıştır.
Okul değiştiren bazı vekillerimizden ‘Çocuğum dinden soğur hale gelmişti’ ifadelerini duyduk. Bu tarz kara propaganda yapılmayan çok az sayıdaki okulda çocuğu okuyan milletvekillerimiz ise, çocuklarının sınav takvimini de dikkate alarak, bu eğitim-öğretim yılının tamamlanmasını beklediklerini bize ilettiler. Ama onlar da önümüzdeki eğitim yılından itibaren çocuklarını başka okullara verecekler.” ALINTI
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hakkımda
- VAHDEDDİN HOCA
- https://www.facebook.com/VAHDED.HOCA SİTEMİZİ ZİYARET EDİP ÜYE OLURSANIZ ÇALIŞMALARIMIZA DESTEK VERMİŞ OLURSUNUZ ALLAH cc CÜMLE MÜMİNLERDEN RAZI OLSUN.






